Herkese Merhaba
Doğal içerikli ürünler günden güne önem kazanırken, bizler parabensiz ürünlere daha da dikkat etmeye başlamışken sizlere uzun zamandır yazmak istediğim bir ürünü ancak yazma fırsatı buluyorum. Yves Rocher BIO CULTURE serisinden Alovera Jel Temizleyici. BIO CULTURE serisi %98-%99 naturel bir seri, paraben-parfüm ve renklendirici madde içermiyor. %99organik duş jelleri ve bir de %100 organik bir dudak balsamını bu seride bulabilirsiniz.
Ben yaz aylarının da gelmesiyle Bioderma H2O temizleyicimi bir kenara bırakıp, yaklaşık 3-4yıldır fotoğrafta ortada görmüş olduğunuz Aloevera Jel ile hem makyajımı hem de makyajsız cildimi temizlemek için kullanıyorum. Aloevera nemlendirme özelliği yüksek olduğundan cildimi gerip, kurutmuyor. Fakat her indirimde gidip yedeklediğim için ancak farkettim ki, bu ürün piyasadan kalkmış hem de sebep olarak, parfümsüz olmasından şikayet eden müşteriler gösterilmiş. Bu çok saçma çünkü yabancı siteleri, blogları incelerseniz göreceksiniz ki, Aloevera Jeli içen, yanık tedavisinde kullanan, saç ve cilt için maske yapımında kullanan birçok insan varken, ben Türkiye'de Aloevera Jel bulamıyorum var olan da kaldırılıyor.
Durum böyle olunca ben tabii ki, Bioderma H2O temizleyicime geri döndüm fakat bana %98-%99 doğal içerikli bir temizleme jeli ya da doğal Aloevera jel bulabileceğim tavsiyeleriniz varsa, lütfen hemen yorum bırakın. Yoksa Aloeverayı bitki halinde alıp, yetiştirmeye başlayabilirim :)
Bu arada The Body Shop'da %98 doğal içerikli bir temizleyici köpük ve Çay ağacı özlü serisini de alıp denenecekler arasına ekledim.
Tavsiyelerinizi bekliyorum.
Okuduğunuz için TEŞEKKÜRLER ;)
19 Haziran 2014 Perşembe
YVES ROCHER BIO CULTURE- BİODERMA H2O TEMİZLEYİCİ
Etiketler:
aloevera jel,
biorderma h2o,
cleanser,
doğal içerik,
eyes,
face,
göz,
h2o,
izmir,
kozmetik,
makyaj,
makyaj blogu,
naturel,
nemlendirici,
organik,
temizleyici,
yüz,
yves rocher
18 Haziran 2014 Çarşamba
WETNWILD RED VELVET = MAC RUBY WOO
Selam Kızlar
Öncelikle blogu biraz ihmal ettim biliyorum ama son blog yazımın ardından 2 tane kuzen istemesi ve 2 hafta aralıkla 2nişan, sonrasında da bir abi kınası ve düğünü atlattım. Kusura bakmayın hak verirsiniz ki, ancak yazmaya fırsat buldum :)
Bugün sizlere bizler için yeni bir marka olan wetnwild'den bahsetmek istiyorum. İnstagramda deli gibi esen wetnwild markasının artık Gratislerde satıldığını duymayan, görmeyen kalmamıştır fakat bir de benden duyun istedim. Far paletleri ve rujlarının neredeyse hemen hemen hepsi MAC markasının far ve rujlarıyla "dupe" yani bire bir benzeri hatta bazıları isimlerine kadar benzer. Tabii ki çok daha uygun fiyatlı olmasıyla Wetnwild her ülkede olduğu gibi bizlerde de çok ilgi görüyor. Fakat bu yoğun ilgiye rağmen neden sadece bazı Gratis mağazalarında var, neden hepsinde satışa çıkmıyor anlayabilmiş değilim. Herneyse far paletleri çok meşhur olup ilgi çekse de, ben size bugün o nişan düğün trafiğinde vazgeçemediğim, Mega Matt Lipstick Red Velvet rujdan bahsedeceğim.
Bu ruj Mac Rihanna serisinden Ruby Woo ile aynı renk.
Ayrıca Rihanna, Ruby Woo için "her tene yakışan, tek kırmızı ruj" demiş sanırım hak vermek zorundayım. Fakat MAC kırmızı favorim kimse kusura bakmasın ama Russian Red'dir. Ruby Woo'ya şans verip denemek istediğim an ilk sürüşte, bana göre olmadığını anladım öyle mat ki, resmen dudakları kurutup, çatlatıyor. Lip Balm ya da dudak nemlendiricisi kullanmadan o sert kırmızıyı sürmek imkansız. Düşüncelerim böyleyken ucunda Rihanna ve AIDSlilere yardım olsa bile o rujun o parayı haketmediğini düşünerek, kendimi WetnWild standının önünde buldum. Uygun fiyatlı MAC benzeri ürünlere kim hayır diyebilir ki :)
Öncelikle Stopplight Red rengine bakıp, benim için açık olduğuna karar verdim ve bir tık daha koyu Red Velvet rengiyle eve döndüm.
WETNWILD Mega Matt serisi gerçekten fiyat-ürün performansı açısından süper iş çıkartıyor. Bu bir yana mat ruj kullanıyorsanız, öncelikle nemlendirici kullanmayı unutmamalısınız. Red Velvet, Ruby Woo kadar sert bir yapıda değil o yüzden sürüm açısından beni Ruby Woo kadar zorlamadı. 8saate kadar kalıcılığını yemek yiyerek ve bol bol su içerek test ettim ilk 4saat boyunca tazeleme gereği bile duymadım. Tabii bunda kırmızı rengin de avantajı var. Matlığı sayesinde, bulaşma-dağılma sorunu yaşamadığım Red Velvet'te malesef 3.saatin sonlarına doğru çizgilere dolma sorunu oldu. Fakat öncelikle fırçalayıp, nemlendirici sürdüğünüz dudaklarınıza, çerçeve çektiğiniz kırmızı kalemle dudak içindeki çizgi içlerini doldurur ve üzerine rujunuzu sürerseniz bu sorunu da kolaylıkla çözmüş olacaksınız. Wetnwild rujların hiç mi kötü yanı yok derseniz, sanırım hiç düşünmeden ambalajları derim. Şeffaf kapakları malesef çok dayanıksız en ufak darbede kırılmaya hazır bir plastik.
Yine de sürümü, matlığı, uygun fiyatı, kalıcılığı ile ruj severlerin vazgeçemeyeceği bir marka WETNWILD :)
Öncelikle blogu biraz ihmal ettim biliyorum ama son blog yazımın ardından 2 tane kuzen istemesi ve 2 hafta aralıkla 2nişan, sonrasında da bir abi kınası ve düğünü atlattım. Kusura bakmayın hak verirsiniz ki, ancak yazmaya fırsat buldum :)
Bugün sizlere bizler için yeni bir marka olan wetnwild'den bahsetmek istiyorum. İnstagramda deli gibi esen wetnwild markasının artık Gratislerde satıldığını duymayan, görmeyen kalmamıştır fakat bir de benden duyun istedim. Far paletleri ve rujlarının neredeyse hemen hemen hepsi MAC markasının far ve rujlarıyla "dupe" yani bire bir benzeri hatta bazıları isimlerine kadar benzer. Tabii ki çok daha uygun fiyatlı olmasıyla Wetnwild her ülkede olduğu gibi bizlerde de çok ilgi görüyor. Fakat bu yoğun ilgiye rağmen neden sadece bazı Gratis mağazalarında var, neden hepsinde satışa çıkmıyor anlayabilmiş değilim. Herneyse far paletleri çok meşhur olup ilgi çekse de, ben size bugün o nişan düğün trafiğinde vazgeçemediğim, Mega Matt Lipstick Red Velvet rujdan bahsedeceğim.
Bu ruj Mac Rihanna serisinden Ruby Woo ile aynı renk.
Ayrıca Rihanna, Ruby Woo için "her tene yakışan, tek kırmızı ruj" demiş sanırım hak vermek zorundayım. Fakat MAC kırmızı favorim kimse kusura bakmasın ama Russian Red'dir. Ruby Woo'ya şans verip denemek istediğim an ilk sürüşte, bana göre olmadığını anladım öyle mat ki, resmen dudakları kurutup, çatlatıyor. Lip Balm ya da dudak nemlendiricisi kullanmadan o sert kırmızıyı sürmek imkansız. Düşüncelerim böyleyken ucunda Rihanna ve AIDSlilere yardım olsa bile o rujun o parayı haketmediğini düşünerek, kendimi WetnWild standının önünde buldum. Uygun fiyatlı MAC benzeri ürünlere kim hayır diyebilir ki :) Öncelikle Stopplight Red rengine bakıp, benim için açık olduğuna karar verdim ve bir tık daha koyu Red Velvet rengiyle eve döndüm.
WETNWILD Mega Matt serisi gerçekten fiyat-ürün performansı açısından süper iş çıkartıyor. Bu bir yana mat ruj kullanıyorsanız, öncelikle nemlendirici kullanmayı unutmamalısınız. Red Velvet, Ruby Woo kadar sert bir yapıda değil o yüzden sürüm açısından beni Ruby Woo kadar zorlamadı. 8saate kadar kalıcılığını yemek yiyerek ve bol bol su içerek test ettim ilk 4saat boyunca tazeleme gereği bile duymadım. Tabii bunda kırmızı rengin de avantajı var. Matlığı sayesinde, bulaşma-dağılma sorunu yaşamadığım Red Velvet'te malesef 3.saatin sonlarına doğru çizgilere dolma sorunu oldu. Fakat öncelikle fırçalayıp, nemlendirici sürdüğünüz dudaklarınıza, çerçeve çektiğiniz kırmızı kalemle dudak içindeki çizgi içlerini doldurur ve üzerine rujunuzu sürerseniz bu sorunu da kolaylıkla çözmüş olacaksınız. Wetnwild rujların hiç mi kötü yanı yok derseniz, sanırım hiç düşünmeden ambalajları derim. Şeffaf kapakları malesef çok dayanıksız en ufak darbede kırılmaya hazır bir plastik.
Yine de sürümü, matlığı, uygun fiyatı, kalıcılığı ile ruj severlerin vazgeçemeyeceği bir marka WETNWILD :)
11 Mayıs 2014 Pazar
ANNE GÜNÜ
ANNELER GÜNÜ
Ben bu tarz özel günlere karşı olan insanlardanım.
Yıllarca babalar gününü dedesiyle, sevgililer gününü evde
ailesiyle geçirmiş bir insan olunca malesef böyle günlerin
anlamını pek sorgulamıyor insan!
Böyle günlerde annesi-babası olmayan buruk-eksik insanlar
erken yaşta anne olmuş, annelik sorumluluğunu alamamış
ya da kendi isteği dışında anne olan kadınlar geliyor aklıma...
Bu yüzden bu sevgiyi yaşayanlar kadar yaşamak isteyip,
yaşayamayan kadınlar ve çocuklar var malesef.
Ben erken yaşta babasını kaybetmiş, çalışan bir annenin
çocuğuyum. Babaanne-anneanne desen onlarda sizlere ömür.
Durum böyle olunca erken büyüyor insan.
Oysa siz bilmezsiniz annem benden önce 3 kardeşinin annesidir.
Çünkü erken yaşta annesini kaybetmiş, babasına-kardeşlerine
Annelik yapmış, evliliğinin 7.yılında kocasını kaybedip, 2 çocukla
genç yaşta kocasız kalmış, bir daha evlilik falan düşünmemiş, memur
maaşıyla, kimseye boyun eğmemiş bir kadın benim annem.
Ben ataerkil yapının değil, anaerkil yapının kızıyım bu yüzden.
Böyle güçlü bir annenin kızı olunca gerektiğinde adam olmasını da
yine annemden öğrendim.
Erken büyüyüp kimselere naz-kapris yapmadan büyümek sorumluluk
yüklüyor insana... Ev-mutfak işlerini erkenden öğrenip, ana kuzusu
nazlı erkekleri garipsiyorsun vs...
Kadın-Erkek eşitliğine hatta kadının çok daha güçlü olduğuna,
inandım ben, çünkü 30 yıllık hayatımda bunu her gün gördüm.
Eğitimli ya da çok fedakar annelere bir bakın tek dertleri, "evladım
okusun, ben yanında olamazsam da, çocuğum hayata tutunsun"
Nasıl bir anne baba olursanız, öyle çocuklar yetiştireceksiniz
bunu hiç unutmayın.
İyi ki o benim annem, iyi ki bana öğrettikleri var, iyi ki toz pembe
hayatlarda büyümedim, iyi ki güçlü anneler ve güçlü kızları var
çünkü onların da güçlü çocukları olacak biliyorum!
Tüm güçlü kadınlar, annelik hormonu-bilinci-sorumluluğu taşıyan
tüm kadınlar iyi varsınız, hep var olun ve bu dünya için güçlü
çocuklar yetiştirin.
Doğurmak değil, bir çocuğu insan edebilmektir annelik!
Bu sevgilerin-emeklerin hiç biri de tek güne sığmaz unutmayın
Ben bu tarz özel günlere karşı olan insanlardanım.
Yıllarca babalar gününü dedesiyle, sevgililer gününü evde
ailesiyle geçirmiş bir insan olunca malesef böyle günlerin
anlamını pek sorgulamıyor insan!
Böyle günlerde annesi-babası olmayan buruk-eksik insanlar
erken yaşta anne olmuş, annelik sorumluluğunu alamamış
ya da kendi isteği dışında anne olan kadınlar geliyor aklıma...
Bu yüzden bu sevgiyi yaşayanlar kadar yaşamak isteyip,
yaşayamayan kadınlar ve çocuklar var malesef.
Ben erken yaşta babasını kaybetmiş, çalışan bir annenin
çocuğuyum. Babaanne-anneanne desen onlarda sizlere ömür.
Durum böyle olunca erken büyüyor insan.
Oysa siz bilmezsiniz annem benden önce 3 kardeşinin annesidir.
Çünkü erken yaşta annesini kaybetmiş, babasına-kardeşlerine
Annelik yapmış, evliliğinin 7.yılında kocasını kaybedip, 2 çocukla
genç yaşta kocasız kalmış, bir daha evlilik falan düşünmemiş, memur
maaşıyla, kimseye boyun eğmemiş bir kadın benim annem.
Ben ataerkil yapının değil, anaerkil yapının kızıyım bu yüzden.
Böyle güçlü bir annenin kızı olunca gerektiğinde adam olmasını da
yine annemden öğrendim.
Erken büyüyüp kimselere naz-kapris yapmadan büyümek sorumluluk
yüklüyor insana... Ev-mutfak işlerini erkenden öğrenip, ana kuzusu
nazlı erkekleri garipsiyorsun vs...
Kadın-Erkek eşitliğine hatta kadının çok daha güçlü olduğuna,
inandım ben, çünkü 30 yıllık hayatımda bunu her gün gördüm.
Eğitimli ya da çok fedakar annelere bir bakın tek dertleri, "evladım
okusun, ben yanında olamazsam da, çocuğum hayata tutunsun"
Nasıl bir anne baba olursanız, öyle çocuklar yetiştireceksiniz
bunu hiç unutmayın.
İyi ki o benim annem, iyi ki bana öğrettikleri var, iyi ki toz pembe
hayatlarda büyümedim, iyi ki güçlü anneler ve güçlü kızları var
çünkü onların da güçlü çocukları olacak biliyorum!
Tüm güçlü kadınlar, annelik hormonu-bilinci-sorumluluğu taşıyan
tüm kadınlar iyi varsınız, hep var olun ve bu dünya için güçlü
çocuklar yetiştirin.
Doğurmak değil, bir çocuğu insan edebilmektir annelik!
Bu sevgilerin-emeklerin hiç biri de tek güne sığmaz unutmayın
30 Nisan 2014 Çarşamba
ÇEKİLİŞ VAAR
Uzun zamandır çekiliş yapmak istediğimi söylüyordum malesef son günlerde ailemizin içinde nişanlar-düğün telaşları ve işlerden fırsat olmayınca ancak zaman yaratabildim.
Öncelikle bu watsons paketi içinden çıkanlar neler?
1- FLORMAR no.103 Lacivert renkli waterproof göz kalemi
2- RİMMEL WAKE ME UP no.200 soft beige fondöten inceleme yazısı için TIK TIK
3- RİMMEL SCANDALEYES rock'in curves mascara incelemesi için TIK TIK
4- RİMMEL WAKE ME UP 010 Ivory Concealer-Kapatıcı yazısı BURADA
5- RİMMEL Lasting Finish COLOUR RUSH no.600 On Fire
Koyu pembe tonlarda nemlendiricili kalem ruj
6- RİMMEL Rita Ora 863 Do Not Disturb OJE Mavi Yeşil karışımı yaz sezonun trend rengi
7- LASH INTENSE VOLUME edition 30 Takma Kirpik
8- WATSONS Manikür Seti
Eveet bu hediyeleri kazanmak için yapmanız gereken, öncelikle blogumu takibe almak,
TAKİBE AL butonu yanında içiçe geçen kutucuklara tıklayarak takip edebilirsiniz ;)
Sonrasında ise instagram da @flycyln hesabımı takibe alarak, profilimde bulunan çekiliş fotoğrafını kendi hesabınızda #FulyadanWatsons etiketi ile beni de tagleyerek paylaşmak ve fotoğrafımın altına "katıldım" yorumu bırakmak (instagram hesabınızı görebilmem için, hesabınız açık olmalıdır)
İşte bu kadar basit 2 hafta sonrasında random.org ile çekiliş tarafsız şekilde sonuçlanacak ve sonuç paylaşılacaktır.
HERKESE BOL ŞANS
KATILAN VE OKUYAN HERKESE DE AYRICA TEŞEKKÜRLER xoxo ;)
Öncelikle bu watsons paketi içinden çıkanlar neler?
1- FLORMAR no.103 Lacivert renkli waterproof göz kalemi
2- RİMMEL WAKE ME UP no.200 soft beige fondöten inceleme yazısı için TIK TIK
3- RİMMEL SCANDALEYES rock'in curves mascara incelemesi için TIK TIK
4- RİMMEL WAKE ME UP 010 Ivory Concealer-Kapatıcı yazısı BURADA
5- RİMMEL Lasting Finish COLOUR RUSH no.600 On Fire
Koyu pembe tonlarda nemlendiricili kalem ruj
6- RİMMEL Rita Ora 863 Do Not Disturb OJE Mavi Yeşil karışımı yaz sezonun trend rengi
7- LASH INTENSE VOLUME edition 30 Takma Kirpik
8- WATSONS Manikür Seti
Eveet bu hediyeleri kazanmak için yapmanız gereken, öncelikle blogumu takibe almak,
TAKİBE AL butonu yanında içiçe geçen kutucuklara tıklayarak takip edebilirsiniz ;)
Sonrasında ise instagram da @flycyln hesabımı takibe alarak, profilimde bulunan çekiliş fotoğrafını kendi hesabınızda #FulyadanWatsons etiketi ile beni de tagleyerek paylaşmak ve fotoğrafımın altına "katıldım" yorumu bırakmak (instagram hesabınızı görebilmem için, hesabınız açık olmalıdır)
İşte bu kadar basit 2 hafta sonrasında random.org ile çekiliş tarafsız şekilde sonuçlanacak ve sonuç paylaşılacaktır.
HERKESE BOL ŞANS
KATILAN VE OKUYAN HERKESE DE AYRICA TEŞEKKÜRLER xoxo ;)
28 Nisan 2014 Pazartesi
SON GÜNLERDE ...
Son günlerde, sanki etrafımdaki herkesi hızlı bir trene bindirmişim de, istasyonda onlara el sallıyor gibi hissediyorum... Hep bir gideni, bir de kalanı var bu hayatın...
Her zaman kendimi yazarak ya da davranışlarımla iyi ifade edebildiğimi düşünürdüm ama biliyorum ki; yazsam da, konuşsam da, hareket etsem de, ne yaparsam yapayım malesef karşımdakinin anlamak istediği kadarım, ötesi yok.
Sabırla bekleyip, iyi niyetli, anlayışlı davranarak mutlu edebildiğim insan sayısı sanırım çok az. Kimseye yaranmak istemiyor, çünkü ne olursa olsun kimseye yaranamayacağının bilincinde insanoğlu yine de bir umut işte... Sadece yaptıklarına, emeğine, giden zamanına saygı duyulsun istiyor insan.
Bu günlerde beni ufak bir teşekkürle, bir dakika arayıp, hal hatır sormakla, içten bir sarılmayla mutlu edecek insan sayısı o kadar çokken, malesef onlar kalbimi kırmayı, hevesimi kaçırmayı seçiyorlar.
Hal böyleyken; sizce iyi niyetin, gel oturup anlaşalım diye ısrar etmenin bir faydası olur mu?
İnsanları arayan-soran, zor günlerinde ilgi gösteren, işleri düşünce işlerini halleden, kırılsan bile onlara bir şans daha veren biriyken; "Sen" diye başlayan suçlamalarını görünce gerçekten ışık görmüş tavşan gibi kalıyor, inciniyor, kırılıyor insan.
Çevremde, çevrenizde böyle düşünen kim varsa, boşverin sorun sizde değil, onlarda! Onların size saygı duymak istememelerinde, sizi hayatlarının neresine koyacaklarını bilememelerinde, işleri düşünce politik olup, işleri görülünce adınızı bile unutmalarında, sizi bırakın özlemeyi, merak dahi etmemelerinde sorun.
İşte siz o kadar verici, alttan almaya çabalayan, emek veren insan tipiyken; karşılığında gördüğünüz ilgisizlik ve umursamazlık psikolojinizi bozacak, sizi gün gelecek delirtecek sonra sakince düşünmeye başladığınız anda, hevesiniz kırılmış olacak, araya sessizlikle giren zaman, sizi o insanlardan soğutacak, o insanların sizin için emek vermediğini gördükçe en çok siz soğuyacak, belki kinleneceksiniz bile...
Sizi varlığıyla mutlu edemeyen insanlar, yokluğuyla üzer mi?
Şarkı bile yazılmış; "yarın hatrımı sorsan ne olur, bugün hevesimi kırdın bir kere"...
Araya çizgi çekip, gitmek istediğinizi söyleseniz bile size dur demeyen, çabalamayan insanlarla kalmakta ısrar etmeyin, hiç kimse o kadar değersiz değil, kimsenin kalbi o kadar sağlam değil.
Toplumca sevdiğini söyleyemeyenlere alışkınız da, bazıları da gitmek istediklerini söyleyemezler onun yerine davranışlarıyla sizi üzerek, size birşeyler anlatmayı tercih ederler. Üzmeyin onları, işlerini kolaylaştırın giden siz olun!
Kırılan kalbinizi tamir etmeye çalışmak, onlara göre değil.
Sizi üzmelerine, daha fazla sizi kullanmalarına, yıpratmalarına izin vermeyin.
Siz çok daha değerlisiniz, sizin onların dengeli-kararlı insan olması için beklediğiniz zamanınız çok daha değerli!
Her zaman kendimi yazarak ya da davranışlarımla iyi ifade edebildiğimi düşünürdüm ama biliyorum ki; yazsam da, konuşsam da, hareket etsem de, ne yaparsam yapayım malesef karşımdakinin anlamak istediği kadarım, ötesi yok.
Sabırla bekleyip, iyi niyetli, anlayışlı davranarak mutlu edebildiğim insan sayısı sanırım çok az. Kimseye yaranmak istemiyor, çünkü ne olursa olsun kimseye yaranamayacağının bilincinde insanoğlu yine de bir umut işte... Sadece yaptıklarına, emeğine, giden zamanına saygı duyulsun istiyor insan.
Bu günlerde beni ufak bir teşekkürle, bir dakika arayıp, hal hatır sormakla, içten bir sarılmayla mutlu edecek insan sayısı o kadar çokken, malesef onlar kalbimi kırmayı, hevesimi kaçırmayı seçiyorlar.
Hal böyleyken; sizce iyi niyetin, gel oturup anlaşalım diye ısrar etmenin bir faydası olur mu?
İnsanları arayan-soran, zor günlerinde ilgi gösteren, işleri düşünce işlerini halleden, kırılsan bile onlara bir şans daha veren biriyken; "Sen" diye başlayan suçlamalarını görünce gerçekten ışık görmüş tavşan gibi kalıyor, inciniyor, kırılıyor insan.
Çevremde, çevrenizde böyle düşünen kim varsa, boşverin sorun sizde değil, onlarda! Onların size saygı duymak istememelerinde, sizi hayatlarının neresine koyacaklarını bilememelerinde, işleri düşünce politik olup, işleri görülünce adınızı bile unutmalarında, sizi bırakın özlemeyi, merak dahi etmemelerinde sorun.
İşte siz o kadar verici, alttan almaya çabalayan, emek veren insan tipiyken; karşılığında gördüğünüz ilgisizlik ve umursamazlık psikolojinizi bozacak, sizi gün gelecek delirtecek sonra sakince düşünmeye başladığınız anda, hevesiniz kırılmış olacak, araya sessizlikle giren zaman, sizi o insanlardan soğutacak, o insanların sizin için emek vermediğini gördükçe en çok siz soğuyacak, belki kinleneceksiniz bile...
Sizi varlığıyla mutlu edemeyen insanlar, yokluğuyla üzer mi?
Şarkı bile yazılmış; "yarın hatrımı sorsan ne olur, bugün hevesimi kırdın bir kere"...
Araya çizgi çekip, gitmek istediğinizi söyleseniz bile size dur demeyen, çabalamayan insanlarla kalmakta ısrar etmeyin, hiç kimse o kadar değersiz değil, kimsenin kalbi o kadar sağlam değil.
Toplumca sevdiğini söyleyemeyenlere alışkınız da, bazıları da gitmek istediklerini söyleyemezler onun yerine davranışlarıyla sizi üzerek, size birşeyler anlatmayı tercih ederler. Üzmeyin onları, işlerini kolaylaştırın giden siz olun!
Kırılan kalbinizi tamir etmeye çalışmak, onlara göre değil.
Sizi üzmelerine, daha fazla sizi kullanmalarına, yıpratmalarına izin vermeyin.
Siz çok daha değerlisiniz, sizin onların dengeli-kararlı insan olması için beklediğiniz zamanınız çok daha değerli!
17 Nisan 2014 Perşembe
SEZONUN PRATİK MAKYAJ TÜYOLARI
Selam Kızlar :)
Sizlere bugün Türkiye'de çok başarılı işlere imza atan, yaptığı işleri çok beğendiğim ve takdir ettiğim Makyaj Artisti Ali Rıza Özdemir'in Vogue dergisine özel yapılan röportajından alıntılarla, işimize çok yarayacak bilgiler paylaşacağım.
- KUSURSUZ YÜZ HATLARI: Kontürleme tekniğinde en can alıcı tüyo > Fondötenizin 1ton koyusu bir pudra ile, elmacık kemiğinin altından, alın kenarlarına ve burun kemiğinizin göz pınarlarına doğru olan iki yanına gölgelendirme yapmanız, yüz hatlarınızı ortaya çıkaracaktır.
- CİLDİ MAKYAJA HAZIRLAMAK: Bunun için gerekli olan öncelikle cildi temizlemek ve nemlendirmek. Bunun sonrasında ise makyaj kalıcığını arrttırmak ve cildi pürüzsüzleştirmek için makyaj bazı kullanmak önemli. Mac-Benefit-Chanel-Armani-YSL markaları dışında daha uygun fiyatlı makyaj bazları için Gratislerdeki The Balm standlarını ya da Sephoraların kendi markası olan bazlar için Sephoraları ziyaret edebileceğiniz gibi, teninizle aynı renkteki bir BB kremi de tercih edebilirsiniz.
- DOĞRU FONDÖTEN SEÇİMİ: Fondöten seçimi birçok kadının asıl sorunu. Çünkü teninizle uyumlu fondöteni bulduğunuz anda aslında üzerine makyaj yapmaya gerek bile kalmıyor. Bu sebeple denemeden göz kararı ile fondöten almaktan kaçının. "Cilt renginize en yakın tonu bulmak, altın kural" diyor, Ali Rıza Özdemir. Bilek içi rengimiz her zaman yüzümüzden daha açık tondadır. Bu sebeple dekolte veya boyun bölgenizi baz almanız, sizi çok daha iyi bir sonuca götürecektir.
- DOĞAL IŞILTI-AYDINLATMA: Özellikle elmacık kemikleri üstü, burun kemiği, göz pınarları, kaş kemiği aydınlatmasıyla çok daha canlı, sağlıklı bir görüntüye ulaşabilirsiniz. Bu aydınlatma ve ışık oyunlarının doğal ve yumuşak durması için fırçalardan yardım almanın önemli olduğunu vurguluyor Ali Rıza Özdemir. Aydınlatmalarda cilt tonunuza yakın açık renk bir fardan faydalanabileceğiniz gibi. benim de severek kullandığım; Watsons Rimmel Wake MeUP Concealer, Loreal Lumi Magique ya da The Balm markasından Mary Lou tercih edebilirsiniz.
- BUĞULU GÖZLER: Birçok makyaj artistden aldığım kesin bilgiye göre, özel gün ve gece makyajlarında öncelikle ilk adım, göz damlası kullanmak.Çünkü gözdeki kızarıklığı alan, ve göz bebeği ve beyaz kısmın daha da belirgin olmasını sağlıyor. Ali Rıza Bey'de yumuşak formda far kullanmaya dikkat çekiyor. Koyu renklerden açık tonlara gitmek makyajınızı yumuşatacaktır. Aynı farı kirpik alt diplerine uygulayıp, hafifçe dağıtırsanız; kolayca buğulu gözlere sahip olursunuz. İdeal renkler ise siyahtan griye ya da kahvelerden toprak tonlarına geçişli tonlardır.
- DOLGUN KİRPİKLER: Takma kirpiklere gerek duymadan. basit bir teknikle dolgun kirpiklere sahip olabilirsiniz. Kirpik kıvırıcı ile kirpiklerinizi kıvırın. Benim gibi inatçı kirpikleriniz varsa, Tcibo' dan ısıtmalı kirpik kıvırıcısını tavsiye ederim ;) Kirpik diplerine yoğunluk vererek, maskaranızı hafifçe bastırıp, uçlara kadar uygulamanız yeterli olacaktır. Yoğunluk veren ve uzatan 2 ayrı maskara kullanmayı tavsiye eden Özdemir, kısa ve seyrek kirpikliler için de önce olabildiğince, kirpiklerini kıvırmalarını sonrasında kirpiklerini hafifçe pudralayarak maskara sürmelerini öneriyor.
- KUSURSUZ EYELİNER: Likit, krem, fırça, ya da keçe uçlu hangisini tercih ederseniz edin, bol bol pratik yapmak önemli diyor Özdemir. Ben de bu pratiklerinizi kolaylaştırmak için; göz kapağınızın bitiş noktasından başlayarak kaş bitiş çizginize kadar yara bandı yapıştırmanızı tavsiye ederim. Böylece eliniz çok daha kolay alışacak, eliniz alışmasa bile zamandan tasarruf sağlayan bir teknik olduğu kesin ;)
- ALLIK UYGULAMA: Uzun yüzlerde ortalara doğru, Yuvarlak yüzlerde kulak diplerinden dudak kenarına hafif açıyla uygulanmalı diyen Özdemir, Köşeli yüzler ise en şanslı olanlar, onlarda allık her şekilde hoş duruyor diye belirtiyor.
- RUJ KALICILIĞI: Rujdan önce dudaklara da 2-3 dakika önce nemlendirici uygulanmalı. Kalıcılık için ise; dudak kalemi önemlidir. Dudak içlerinizi de kalem ile doldurursanız, ruj kalıcığınızı arttırmış olacaksınız. Tam da burada söylemeden geçemeyeceğim, Watsonslarda bulduğum Emily Asönsörlü yumuşacık dudak kalemlerinin hastasıyım. Fakat Golden Rose ve Deborah markası da bu konuda çok iyiler.
- SEZONUN TRENDİ: ISLAK GÖRÜNÜMLÜ MAKYAJ ve RENKLİ-IŞILTILI GÖZLER Işıltılı görünen bronz ten ve ıslak görünümlü makyajı bu sezon çok göreceğiz. Metalik- ışıltılı ve krem ürünler kullanmak, cildinizi sağlıklı ve canlı gösterir. Gözler bu sezon çok renkli özellikle bronz tende pembeler, şeftali tonları çok güzel duruyor. Renklerden korkmamak gerek ;)
10 Nisan 2014 Perşembe
İZMİRLİ BLOGGERLAR BULUŞMASI ve Daha FAZLASI
Uzun zamandır tanımak, tanışmak istediğim blogger arkadaşlarım vardı sağolsun Gizem (OFFİCİALGİZEM.BLOGSPOT.COM.TR) ile kendi aramızda küçük çaplı bir buluşma ayarlayacakken, Gizemcim işi büyüttü sponsorlarla birlikte tanışmayı, harika bir organizasyona dönüştürdü ve geçen haftasonu 17Kişilik katılım sayesinde çok tatlı insanlarla tanıştım.
Bu arada sponsorlar da hafife alınacak gibi değildi. Öncelikle kozmetik severler olarak neredeyse kapısında yatacağımız, benim sosyal medya anlayışını ve ilgisini çok takdir ettiğim Watsons. Sonrasında mineral makyaj devi YoungBlood. YoungBlood hepimize özel hediyeler hazırlamış malesef bir talihsizlik sonucu benim ve Gizemciğimin hediyeleri olmadığı için sizlerle paylaşamayacağım. Hediyeler gelirse sizlerle en kısa zamanda paylaşırım ;)
Watsons Kutusundan Çıkanlar;
Rimmel Yeni Kolleksiyon RitaOra ojeler,
Rimmel Wake Me Up Kapatıcı (detaylı yazı için TIK TIK )
Rimmel ScandalEyes Maskara (detaylı yazı için TIK TIK )
Rimmel Colour Rush Kalem Ruj (600 on fire)
NYC Glossy Lip Balm (355 Applelicious Pink)
Ufak bir sır: Çok yakında yapacağım bir çekilişle siz de bu ürünlerle tanışma fırsatı bulabilirsiniz ;)
Şimdi gelelim kimler vardı bu buluşmada;
İnstagram hesap isimleriyle hepsini aşağıda bulabilirsiniz :)
>@gsbnc > @tevfikinmakyajfircasi
>@yaseminizm egelihayatim.blogspot.com.tr >@makeupforfakeup
>@merveleylak www.makyajfircam.com > @junkheadinpurpleland junkheadinpurpleland.blogspot.com.tr Youtubeda kanalı da olan tatlı bir vlogger kendisi
>@kozmetik_aynasi kozmetikaynasi.blogspot.com.tr >@morphineblues > @ecegurbuzblog
>@melishhe www.ilkeee.com
>@glowtwist @makyajgunlugu >@kavunluvotka >@elifcangurocak >@selbiyehaksever >@wantthefashion
Bu isimler harici İzmirli Blogger diyince benim aklıma ilk gelenlerden, >@bilgentolis ve @denizshares fakat artık Amerikada yaşıyor kendileri
Onların yanısıra yine İzmir'den severek takip ettiğim ve atlamak istemediğim, fakat o gün bizlerle birlikte olamayan tatlı ve başarılı isimler
-styleglaze.blogspot.com blogunun moda ve makyaj yazarları @cocobolinho ve @evremedusa
- www.fashionfromsmyrna.info @fashionfromsmyrna
Etkinlik haberimizi okumak isterseniz, buyrun <<<<<<<HABERLERDEYİZ >>> tıklayınız
Emeği geçen, destek veren, tanıdığım, tanıştığım herkese çok çok TEŞEKKÜRLER ;)
Etiketler:
blog,
blogger,
instablogger,
izmirliblogger,
makyaj,
vlogger
Kaydol:
Yorumlar (Atom)








