Son günlerde, sanki etrafımdaki herkesi hızlı bir trene bindirmişim de, istasyonda onlara el sallıyor gibi hissediyorum... Hep bir gideni, bir de kalanı var bu hayatın...
Her zaman kendimi yazarak ya da davranışlarımla iyi ifade edebildiğimi düşünürdüm ama biliyorum ki; yazsam da, konuşsam da, hareket etsem de, ne yaparsam yapayım malesef karşımdakinin anlamak istediği kadarım, ötesi yok.
Sabırla bekleyip, iyi niyetli, anlayışlı davranarak mutlu edebildiğim insan sayısı sanırım çok az. Kimseye yaranmak istemiyor, çünkü ne olursa olsun kimseye yaranamayacağının bilincinde insanoğlu yine de bir umut işte... Sadece yaptıklarına, emeğine, giden zamanına saygı duyulsun istiyor insan.
Bu günlerde beni ufak bir teşekkürle, bir dakika arayıp, hal hatır sormakla, içten bir sarılmayla mutlu edecek insan sayısı o kadar çokken, malesef onlar kalbimi kırmayı, hevesimi kaçırmayı seçiyorlar.
Hal böyleyken; sizce iyi niyetin, gel oturup anlaşalım diye ısrar etmenin bir faydası olur mu?
İnsanları arayan-soran, zor günlerinde ilgi gösteren, işleri düşünce işlerini halleden, kırılsan bile onlara bir şans daha veren biriyken; "Sen" diye başlayan suçlamalarını görünce gerçekten ışık görmüş tavşan gibi kalıyor, inciniyor, kırılıyor insan.
Çevremde, çevrenizde böyle düşünen kim varsa, boşverin sorun sizde değil, onlarda! Onların size saygı duymak istememelerinde, sizi hayatlarının neresine koyacaklarını bilememelerinde, işleri düşünce politik olup, işleri görülünce adınızı bile unutmalarında, sizi bırakın özlemeyi, merak dahi etmemelerinde sorun.
İşte siz o kadar verici, alttan almaya çabalayan, emek veren insan tipiyken; karşılığında gördüğünüz ilgisizlik ve umursamazlık psikolojinizi bozacak, sizi gün gelecek delirtecek sonra sakince düşünmeye başladığınız anda, hevesiniz kırılmış olacak, araya sessizlikle giren zaman, sizi o insanlardan soğutacak, o insanların sizin için emek vermediğini gördükçe en çok siz soğuyacak, belki kinleneceksiniz bile...
Sizi varlığıyla mutlu edemeyen insanlar, yokluğuyla üzer mi?
Şarkı bile yazılmış; "yarın hatrımı sorsan ne olur, bugün hevesimi kırdın bir kere"...
Araya çizgi çekip, gitmek istediğinizi söyleseniz bile size dur demeyen, çabalamayan insanlarla kalmakta ısrar etmeyin, hiç kimse o kadar değersiz değil, kimsenin kalbi o kadar sağlam değil.
Toplumca sevdiğini söyleyemeyenlere alışkınız da, bazıları da gitmek istediklerini söyleyemezler onun yerine davranışlarıyla sizi üzerek, size birşeyler anlatmayı tercih ederler. Üzmeyin onları, işlerini kolaylaştırın giden siz olun!
Kırılan kalbinizi tamir etmeye çalışmak, onlara göre değil.
Sizi üzmelerine, daha fazla sizi kullanmalarına, yıpratmalarına izin vermeyin.
Siz çok daha değerlisiniz, sizin onların dengeli-kararlı insan olması için beklediğiniz zamanınız çok daha değerli!
ayrılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayrılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Nisan 2014 Pazartesi
28 Eylül 2013 Cumartesi
Özleyeceksin ...
Biliyorsun değil mi?
Özleyeceksin!
Giden, kim varsa özler.
Kuralı buymuş gibi sanki ...
Vee bazısı da, özleyeceğini bile bile gider ...
En çok da hissettiğin, sıcaklığı özlersin sonra içine
çekerek kokladığın parfümün teninde bıraktığı kokuyu,
saçlarının kokusunu, bakışlarını, sesini, mimiklerini,
gülüşünü, ellerini, öyle ki fotoğraflarını bile özlersin ...
Merak edeceksin nerde olduğunu, neler yaptığını, kimlere
gülümsediğini, o gülücüklerin sahte olup olmadığını,
aklına gelip gelmediğini, onun için bir anlamın olup
olmadığını bilmek isteyeceksin.
Tüm bunların sebebi, yine özlem!
Biliyorsun değil mi?
Özleyeceksin ...
Özleyeceksin!
Giden, kim varsa özler.
Kuralı buymuş gibi sanki ...
Vee bazısı da, özleyeceğini bile bile gider ...
En çok da hissettiğin, sıcaklığı özlersin sonra içine
çekerek kokladığın parfümün teninde bıraktığı kokuyu,
saçlarının kokusunu, bakışlarını, sesini, mimiklerini,
gülüşünü, ellerini, öyle ki fotoğraflarını bile özlersin ...
Merak edeceksin nerde olduğunu, neler yaptığını, kimlere
gülümsediğini, o gülücüklerin sahte olup olmadığını,
aklına gelip gelmediğini, onun için bir anlamın olup
olmadığını bilmek isteyeceksin.
Tüm bunların sebebi, yine özlem!
Biliyorsun değil mi?
Özleyeceksin ...
Etiketler:
ayrılık,
bakış,
erkek,
Facebook,
his,
ilişkiler,
izmir,
izmirliblogger,
kadın,
merak,
mimik,
özlem,
özleyeceksin,
sarılma,
ses,
sıcaklık,
sosyalmedya,
telefon,
twitter,
whatsapp
24 Nisan 2013 Çarşamba
İSTİSNA
Kadınlar belli yaşa gelip hala bekar ve yalnızlarsa, ''evde mi kalacak, tabii beni kabul eder, benden iyisini mi bulacak?'' mantıksızlığı almış başını yürümüş!
Neresinden tutsak, elimizde kalacak erkeklerde maşallah bir özgüven bir özgüven, patlama gibi mübarek...
Toplum ve ilişkiler ne zaman bu hale geldi bilmiyorum, anlamıyorum ama sinir bozucu. Tabii istisnalar, masumiyetini kaybetmemiş insanlar da yok değil fakat istisnalar kaideyi bozamıyor malesef.
(Tavsiyeme ihtiyacınız yoktur ama)
Siz, siz olun ve hayatınıza kimseyi yedeklemeyin! Doğruluğuna inandığınız her kim varsa; dürüst ve sabırlı olarak emek gösterin. Yoksa sizin karşınıza sizden daha kusurlu insanlar çıkınca o masumları mumla ararsınız ...
Belki bulduğunuz da çok geç kalmış olursunuz....
Neresinden tutsak, elimizde kalacak erkeklerde maşallah bir özgüven bir özgüven, patlama gibi mübarek...
Bu aralar hangi ilişkiye baksam;
ya aldatmalar/ yalanlar üzerine kurulmuş,
ya evlenip, boşanmış hatta çocuklu erkekler,
ya da geçmişinde affedilmesi zor hatalar yapmış
yine de doğru adım atmaya
cesaret edemeyen fakat sanki onlardan başkasını
bulamazmışız gibi
burnu büyük, aşırı ve gereksiz bir özgüven saçmalığı dizisinden oluşuyor!
(Dönüp baksan da; kendi ailesinden birine ya da dostlarına böyle insanları layık bile görmezler)
Millette ne bu rahatlık, ne bu mezhep genişliği?
Bu kadar mı çürüdü içiniz,
bu kadar mı geçti son kullanım tarihleriniz¿
Toplum ve ilişkiler ne zaman bu hale geldi bilmiyorum, anlamıyorum ama sinir bozucu. Tabii istisnalar, masumiyetini kaybetmemiş insanlar da yok değil fakat istisnalar kaideyi bozamıyor malesef.
O istisnaları mal gibi bir kenara yedekleyip, zarar vereceğini düşünmeden; arasıra onlara yoklama çekerek, hayatını dejenere şekilde sürdürmeye devam eden, cesaretsiz/ korkak bir milletiz!
(Tavsiyeme ihtiyacınız yoktur ama)
Siz, siz olun ve hayatınıza kimseyi yedeklemeyin! Doğruluğuna inandığınız her kim varsa; dürüst ve sabırlı olarak emek gösterin. Yoksa sizin karşınıza sizden daha kusurlu insanlar çıkınca o masumları mumla ararsınız ...
Belki bulduğunuz da çok geç kalmış olursunuz....
15 Nisan 2013 Pazartesi
YAN MASA EĞLENCELERİ
Ayrı masalarda, ayrı muhabbetlerdeyiz bundan böyle...
Henüz doğru dürüst başlayamayan, yanlış zaman/yanlış insan kombininden oluşan ilişkinin
bitmesinden daha doğru, başka ne olabilir ki?
Hele ki, bittiği andan itibaren birbirini tekrar kazanmayı denemek yerine ilk iş,
başkasını bulmak ise; o ilişkinin ne kadar yanlış olduğu aşikardır.
Hiç bir üzüntü, hiç bir acı duymazsın en sevilesi ayrılık biçimi ama
aklında soru işaretleri kalır ya, o fenadır işte...
Sana ayırmadığı zamanları, sana verip tutmadığı sözleri kime verip,
kiminle paylaşıyor bunu hiç umursamazsın da,
o masada başkasıyla otururken, yalanlarla kandırmaya çalıştığı avı üzerinde
itinayla çalışırken, karşısında bir anda seni görsün istersin!
Bu istek, bir cesaret yükler, eline de bir fırsat geçer ve kalkar gidersin.
Eğleneceğinin garantisi %100' dür!
Tam da, yan yana masalara denk geldiğinizi görmek; ayrı bir eğlence sebebidir.
Oturup Celal ile Ceren filmindeki gibi tüküreyim de romantizm olsunlar hatta Cem Yılmaz
gösterisindeki gibi garson edasıyla ''oo abicim kolay gelsin, ne verelim abimize'' muhabbetleri
ya da garsona bi kaş gözle yan masaya yanar döner meyve tabağı yollama isteği vs....
Senin gördüklerinle, onun seni gördüğündeki şaşkınlığıyla doyasıya eğlenirsin
ve sana yakışanı yapar,
hiç maraz çıkarmadan, ses etmeden kalkar, salına salına mekanı terk edersin.
(Bu yazıyı okuyan herkese nacizane tavsiyemdir; Elinize böyle bir imkan geçerse,
kesinlikle kalkıp gidin çünkü özgüven arttıran,
kendi sabrınıza kendinizin şaşırdığı ve gerçekten eğlendiren bir hareket)
Bitti mi ? -Hayır
Ben, başka mekana gidip kız kıza eğlencenin tadını çıkartmayı tercih ettim :)
Bu kez eğlenirken, yalnız değildim çünkü yanımdaki kız arkadaşım eski sevgilisiyle sırt sırta
dans ediyordu (eski sevgilisinin elini tutan bir başka kız olduğunu sanırım söylemeye gerek yok :D)
Anladım ki;
Allah bu geceyi, bizi eğlendirmek ve bizi yalnız bırakırken aslında,
kimlerden koruduğunun cevabını bizzat göstermek için yaşatmış
ve bu saatten sonra da gerçekten daha fazla eğlendim :)
Yazıyı burada bitirmem gerektiğinin farkındayım fakat ben de gecenin bittiğini sanarken,
bir telefon geldi ve başka hatunla romantik yemek yerken, bolca alkol alan
arkadaş, yanımda belirdi.
O hala farkında olmayabilir ama gecenin sonunda, benim ondan anladığım;
bu saatten sonra kiminle, ne kadar içerse içsin
aklında bir yerim olucak!
(bu sayede, birinin alkolü bırakmasına sebep olurum belki :) )
İnsana en büyük ceza; yanındaki başka, kalbindeki başka hadi biraz da böyle yaşa....
Etiketler:
aldatma,
Alkol,
ayrılık,
Celal ile Ceren,
Cem Yılmaz,
cesaret,
ceza,
eğlence,
haftasonu,
ilişki,
ilişkiler,
intikam,
kadın,
kızkıza,
merak,
meyve tabağı,
muhabbet,
özgüven,
rakı,
yan masa
Yer:
İzmir, Türkiye
28 Şubat 2013 Perşembe
2ARA 1DERE
2Kadın 1Adam
Birisi evlenip bir aile kurmalık, onun düzenine ortak olmalık yani nereden baksan mantıklı olan...
Diğeri ise; sadece gidip sarılmalık... Kafa ve kalp karıştırmalık, dengeleri yerinden oynatmalık, günlerce düşünüp kördüğüm olmalık, bir kez daha sarılmak isteyip ''yanlış yapmamalıyım/ kimseyi üzmemeliyim'' demelik, yol yakınken vazgeçmeyi bilmelik...
2Adam 1Kadın
Biri; aniden karşına çıkıp, ne yaptığını/nerede durduğunu sorgulatan, yalnızlığını silip atma, güven kazanma, verdiği sözleri tutup, olur olmaz yanında olma çabasında, hiç tanımadığı seni, hayatının merkezine yerleştirme derdinde biri. Hani nerden baksan mantıklı gibi...
Fakat belli bir düzen oturtamamış, ''o düzen sen ol- senin için bir şeyler yapmak istiyorum- hayatımı seninle paylaşmak için çabalıyorum'' derken, yaptıklarıyla seni düşündüren, basit bir sarılmanın nedenini sorgulatan, içinde bir kıpırtı hissetmediğini söyleyince seni korkutan biri...
Diğeri ise; ilgisinin farkında olup aylarca sustuğun, bir gece gelip sarılmasıyla tüm dengeleri alt üst eden, samimi ve gerçek olduğunu bildiğin, pek de tanımadığın, yıllarca ''yalnızım ama iyiyim'' diyen birinin açığını bir sarılmayla ortaya çıkartan biri ama yasak bölgede duran biri...
İşte yasak bölgede olunca, o sarılmaya anlamlar yükleyemediğin, düzenini bozmak istemediğin, yanlışlar yapmasını istemediğin neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmediğin, zaman kaybı olmasını istemeyeceğin biri...
O zaman; Aşk kırıntısıyla doymayı bırak idare bile edemem.. ben de böyleyim işte tek başıma aç kalırım daha iyi, zayıflığımı da buna borçluyum belki...
Birisi evlenip bir aile kurmalık, onun düzenine ortak olmalık yani nereden baksan mantıklı olan...
Diğeri ise; sadece gidip sarılmalık... Kafa ve kalp karıştırmalık, dengeleri yerinden oynatmalık, günlerce düşünüp kördüğüm olmalık, bir kez daha sarılmak isteyip ''yanlış yapmamalıyım/ kimseyi üzmemeliyim'' demelik, yol yakınken vazgeçmeyi bilmelik...
2Adam 1Kadın
Biri; aniden karşına çıkıp, ne yaptığını/nerede durduğunu sorgulatan, yalnızlığını silip atma, güven kazanma, verdiği sözleri tutup, olur olmaz yanında olma çabasında, hiç tanımadığı seni, hayatının merkezine yerleştirme derdinde biri. Hani nerden baksan mantıklı gibi...
Fakat belli bir düzen oturtamamış, ''o düzen sen ol- senin için bir şeyler yapmak istiyorum- hayatımı seninle paylaşmak için çabalıyorum'' derken, yaptıklarıyla seni düşündüren, basit bir sarılmanın nedenini sorgulatan, içinde bir kıpırtı hissetmediğini söyleyince seni korkutan biri...
Diğeri ise; ilgisinin farkında olup aylarca sustuğun, bir gece gelip sarılmasıyla tüm dengeleri alt üst eden, samimi ve gerçek olduğunu bildiğin, pek de tanımadığın, yıllarca ''yalnızım ama iyiyim'' diyen birinin açığını bir sarılmayla ortaya çıkartan biri ama yasak bölgede duran biri...
İşte yasak bölgede olunca, o sarılmaya anlamlar yükleyemediğin, düzenini bozmak istemediğin, yanlışlar yapmasını istemediğin neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmediğin, zaman kaybı olmasını istemeyeceğin biri...
O zaman; Aşk kırıntısıyla doymayı bırak idare bile edemem.. ben de böyleyim işte tek başıma aç kalırım daha iyi, zayıflığımı da buna borçluyum belki...
Etiketler:
2Adam1Kadın,
2Kadın1Adam,
ayrılık,
doğru,
erkek,
ilişkiler,
kadın,
kararsızlık,
soru işareti,
yalnızlık,
yanlış,
zaman
19 Şubat 2013 Salı
Gidenlere...
Neden alıştırıp, güven kazanıp gitme ihtiyacı duyarız neden?
En ilgiye, sevgiye, sevilmeye ihtiyaç duyduğumuz anda çıkıp gelir biri!.. Bazen geçmişten bazen de yepyeni bir ortamdan. Öyle güzel de kapatır ki, o ihtiyaçları öyle güzel de alıştırır ki bizi kendine...
Ne zaman sıkılsak, eğlensek, dertleşsek, o yanımızdadır, korumacıdır sanki asli görevi buymuş gibi...
Tam kendimizi toplar ve onun yaptıklarına bir anlam yüklemeye çalışırız ki, o kalkar gider, hatta gittiğini söyleme zahmetine bile girmez, ya yüzünüze bakacak yüzü ya da söyleyecek bir sözü olmadığından verdiği sözleri bile unutur, öylece susar ve gider !...
Nerde yanlış yapıyoruz anlam yüklemekten mi kaçıyorlar, sorumluluk almaktan mı, cesur mu olamıyorlar, bir başka ihtiyacı olanı mı arayıp ona yardıma gidiyorlar bilmiyorum hiç bilmiyorum sanırım asla da öğrenemeyeceğim !..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

.jpg)