Bugün 17Ağustos o malum, karanlık gece saat 03:02 ...
SESİMİ DUYAN VAR MI ?...
O karanlık geceden, arkasından gelen yalnız ve yarım kalan hayatlardan
bahsedecek değilim. Çünkü herkes biliyor artık ve herkes korkuyor hatta
bilinçli olsak bile korkuyoruz. Adı üstünde "Doğal Afet" ne olcak/nasıl
olacak kimse bilmiyor, tahmin bile etmiyor!
Peki ya kendi hayatlarımızın afetleri ?..
Tek şansımızın olduğu, çoğu zaman ayakta kalmakta zorlandığımız
afetler!
En azından doğal afetlere hazırlanabilir, önlem alabilirken kendi
hayatlarımızda ne yaşayacağımızın, kimlerle karşılacağımızın garantisi
yokken önleme gibi bir şansımız bile yok! Bu biraz adaletsiz değil mi?
Doğal afetten kaçamazken, hayattan hatta yaşama ihtimalimiz olan
günlerden kaçmaya, insanlardan uzaklaşmaya çabalıyoruz. Boş
muhabbet çünkü kaçış yok şimdi kaçsak bile başka bir zamanda,
başka insanlarla yine aynı afete maruz kalacağız, Sonuç Aynı!
Taa ki, ders alıp (aynı doğal afete kendimizi hazırlayamadığımız
ama) bilinçlendiğimiz güne kadar!
Şimdi ben gidiyorum kaçış değil bu, bilinçlenme ve daha fazla
zaman kaybetmeden hayata yeni bir yön verecek cesareti
kendimde bulma arayışı ...
HoşçaKalın
Tüm ölenlerin ruhu şad olsun.
Allah tüm kaybı olanlara sabır versin!
Hayattaki tüm depremleri yaşarken,
yalnız olduğunuzu unutmayın!
ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Ağustos 2013 Cumartesi
3 Mayıs 2013 Cuma
BABAMA ...
Babama !..
"Kaç yıl oldu?" diyenlere, 25 dedim bugün!
Koskoca 25 yıl ....
Beni görüp, koruduğunu bildiğim 25 sene....
İşin kötüsü en çok da ne koyuyor biliyor musun?
Seninle paylaşabildiğim, anılarımız olan tek bir günüm bile yok.
Ne elimi tutup parka götürmüşlüğün, ne birlikte sabah kahvaltıları, ne bir piknik,
ne bisiklete binmeyi öğrettiğin bir an, ne bir mezuniyet hatırası, ne de karşılıklı
oturup 2 kadeh tokuşturmuşluğumuz hiç biri yok....
Buna rağmen nasıl oluyor da hala yokluğuna alışamıyorum, bilmiyorum...
Sen yanımda olsan, nasıl olurdu diye düşünmediğim tek bir günüm yok.
Anılar, hatıralar olmasa da özlüyorum...
Keşke diyorum keşke yanımda olsaydın! Eminim birçok şey daha farklı
olurdu, biliyorum.
Hiç bir aile ferdi, hiç bir akraba, hiç bir sevgili, hatta yokluğunu hissettirmemeye
çalışan annem bile yerini tutmuyor.
Bu acıyı hafifletebiliyorlar ama yerini tutmaları imkansız ve beni anlamaları da...
Hayatımda geri dönmesinin imkansız olduğunu bile bile özleyerek beklediğim,
tek Adamsın!
Bunun yanında en kızdığım hatta en çok sevdiğim tek erkeksin!
Küçükken, babasının elinden tutan şımarık kızları görünce kıskançlıktan,
zorla gülümsemek için dişlerimi sıkardım.
Şimdi ise; kızlarını evlendiren babaların, torun sahibi olan dedelerin gözünde
bir damla yaş gördüğümde, onlardan daha fazla ağlıyorum.
Bu yüzden olmayacağını bile bile çok istedim senin şefkatini verebilecek birini
ve yanlışlar yapmak üzereyken yine sen korudun beni
biliyorum,
teşekkür ediyorum ...
Bil ki; seni çok özlüyorum içimdeki boşluğun dolmuyor ve her yıl biraz daha
boşluk açılıyor ama merak etme ben iyiyim.
Küçük kızın büyüdü, ağlasa da, düşüp dizlerini kanatsa da tek başına ayağa
kalkmasını senin sayende her çocuktan daha hızlı öğrendi.
Şimdi annenin babanın yanında çocuk ol ve
RAHAT UYU BABACIM ...
Etiketler:
adam,
akraba,
anne,
Baba,
baba kız,
boşluk,
erkek,
ilişkiler,
Kız babası,
ölüm,
ölüm yıldönümü,
özlem,
rahat uyu,
sevgi,
şefkat,
yokluk
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
