sevgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2013 Pazartesi

Biraz MUTLULUK

Böylesine basit bir fotoğrafla ruh halimi paylaşmak istedim.

Neden mi? Çok değil biraz mutluluk istiyorum!
Kimin ahını almış olabilirim, kimin canını yakmış, kimin bedduasını almış olabilirim de; üzülen hep ben oluyorum?
Hiç mi doğru insan yok?
Herkes mi fazla dengesiz yoksa bende mi dengesiz çeker bir mıknatıs var bilemiyorum. 

Haftasonu şunu anladım ki; kiminin hayatında el üstünde tutulurken, kiminin hayatında yarım kiloluk yoğurt kadar değerin olmuyor!

Aylarca aptal gibi beni kafasında, kalbinde bir yere koyduğunu bana düşündüren, vicdan muhasebesinde tavan yaptıran, kendimi suçlu hissetmeme sebep olan birinin hayatında meğer hiç yerim yokmuş, sadece bana öyle gelmiş! 
Rutin hayatının içinde, öylesine heyecan olsun diye gelip gidiyormuş hayatıma meğerse...


Neden Amerikan filmlerindeki gibi ayrılamıyoruz bunu düşünürken... (yine Amerikan filmindeki ayrılıklara benzemedi

Ben aylarca onun hayatında zerremin olmadığını gördüm sinirlenmedim, ağlamadım. O da ''dur, gitme'' vs. demedi onun yerine ''eve yoğurt lazımmış'' diyip, yoğurdunu da alıp gitti işte böyle ayırdık yollarımızı... 
Sarılmadan, elele tutuşmadan hatta pek bakışmadan iki yabancı gibi.

Gidişine değil de, bir yoğurt kadar değerim yokmuş ona üzüldüm. Yoksa hayatı için risk almayan, kararsız, dengesiz, başlamadan biteceğine inanmış, yalnızlığı göze alamayacak kadar korkak, bana karşı birşey hissetmeyen, hislerinden bile emin olmayan birine üzülmem saçma olmaz mıydı?


25 Haziran 2013 Salı

#DİREN İNSANLIK

4 haftadır ülkede malum olaylar çok karışık resmen ilan edilmese bile iç savaş yaşadık, gördük!Toma, panzer ve biber gazlarıyla yakinen tanıştık, 3ağaç meselesi değil; iktidara, hükümete, var olan düzene karşı bir direniş başlatıldı hala da devam etmekte...Tüm bu olaylar olurken; bana neden yazmadığımı soran insanlar oldu, blogu takip eden az kişi var biliyorum ama bloğun içeriği benim dünyam olsa da genel içerik, kadın-erkek ilişkileri üzerine. Bu sebeple gelişen bu olayları yazmak yerine daha çok meydanlarda ve sosyal medyadan takip edip,katılmayı daha uygun bulduğumu öncelikle açıklamak istedim.

Bu kadar olay olurken, en fazla dikkatimi çeken fotoğraflar; meydanlarda elele biber gazı ve polislerden kaçan hatta üstünde gelinlik-damatlıkla meydanlara akan çifler oldu. Gerçek sevginin böyle bir gücü var!Zaman-mekan-eylem dinlemiyor, birlikte olmak yetiyor hatta pencere ve balkonlarından yanyana tencere tava çalan yaşlı çiftler bile gördüm. Bence vatan-millet sevgisi, siyasi düşünceler, Atatürk saygısı bir yana "Hastalıkta, sağlıkta, iyi günde, kötü günde" diye ettikleri yeminin hakkını verdiler.İtiraf ediyorum ki; ayrı ayrı hepsini çok kıskandım, çok imrendim ilişkilerine, siyasi görüşleri zıt bile olsa birlikte direnmelerine ...



Tüm bunları görünce sevgi, saygı ve aşkla bazı şeyler çözülmez mi acaba diye düşünmeden edemiyorum. Tencere Tava eylemleri yerine sarılma, elele tutuşma eylemleri gerçekleştırmek daha etkili olabilirdi sanki? 10 dakika sarılmayla, elele tutuşmayla sevginin gücüyle olaylar bu boyuta varabilir miydi? Ne zaman sevgiden, anlayıştan yoksun kaldık, ne zaman yalnızlaştık, ne zaman insani duyguları unuttuk  bu kadar?

KAHROLSUN BAĞZI ŞEYLER ... #Direnİnsanlık



3 Mayıs 2013 Cuma

BABAMA ...

Babama !..

"Kaç yıl oldu?" diyenlere, 25 dedim bugün!
Koskoca 25 yıl ....
Beni görüp, koruduğunu bildiğim 25 sene....


İşin kötüsü en çok da ne koyuyor biliyor musun?
Seninle paylaşabildiğim, anılarımız olan tek bir günüm bile yok.
Ne elimi tutup parka götürmüşlüğün, ne birlikte sabah kahvaltıları, ne bir piknik, 
ne bisiklete binmeyi öğrettiğin bir an, ne bir mezuniyet hatırası, ne de karşılıklı 
oturup 2 kadeh tokuşturmuşluğumuz hiç biri yok....
Buna rağmen nasıl oluyor da hala yokluğuna alışamıyorum, bilmiyorum...

Sen yanımda olsan, nasıl olurdu diye düşünmediğim tek bir günüm yok.
Anılar, hatıralar olmasa da özlüyorum...
Keşke diyorum keşke yanımda olsaydın! Eminim birçok şey daha farklı
olurdu, biliyorum.

Hiç bir aile ferdi, hiç bir akraba, hiç bir sevgili, hatta yokluğunu hissettirmemeye
çalışan annem bile yerini tutmuyor.
Bu acıyı hafifletebiliyorlar ama yerini tutmaları imkansız ve beni anlamaları da...

Hayatımda geri dönmesinin imkansız olduğunu bile bile özleyerek beklediğim,
tek Adamsın!
Bunun yanında en kızdığım hatta en çok sevdiğim tek erkeksin!
Küçükken, babasının elinden tutan şımarık kızları görünce kıskançlıktan, 
zorla gülümsemek için dişlerimi sıkardım. 
Şimdi ise; kızlarını evlendiren babaların, torun sahibi olan dedelerin gözünde
bir damla yaş gördüğümde, onlardan daha fazla ağlıyorum.
Bu yüzden olmayacağını bile bile çok istedim senin şefkatini verebilecek birini
ve yanlışlar yapmak üzereyken yine sen korudun beni 
biliyorum,
teşekkür ediyorum ...

Bil ki; seni çok özlüyorum içimdeki boşluğun dolmuyor ve her yıl biraz daha
boşluk açılıyor ama merak etme ben iyiyim.
Küçük kızın büyüdü, ağlasa da, düşüp dizlerini kanatsa da tek başına ayağa
kalkmasını senin sayende her çocuktan daha hızlı öğrendi.
Şimdi annenin babanın yanında çocuk ol ve 
RAHAT UYU BABACIM ...