cilt bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cilt bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Kasım 2014 Pazar

%100 Doğal MOSHOS GARDEN Ürünleri


Kimyasal Katkı Maddesi, zararlı bileşenler, paraben içermeyen, Moshos Garden markasını duymayan, bilmeyen kaldı mı?
%100 bitkisel, doğal, el yapımı, Türk Malı kozmetik ürünleri içeren bir marka detaylı incelemeniz ve alışveriş yapabilmeniz için http://www.moshosgarden.com/

Yaklaşık 1 yıla yakın zamandır bu ürünleri kullanıyorum. Tavsiye etme zamanım geldi.

En severek kullandığım ürünü SICAK HAVLU YÜZ TEMİZLEYİCİSİ Hot Cloth Facial Cleanser
İçeriğindeki yağlar Organik ürün sertifikasına sahip. Yağların donmasıyla, vazelinimsi bir yapısı var.
Ben bu ürünü hem makyaj temizlemede hem de cilt temizliğinde kullanıyorum. Ürünler cam kavanozda olmasıyla da oldukça sağlıklı. Bu yüzden ben tüm moshos ürünlerimi buzdolabında saklıyorum. Ürünü elime alıp parmaklarımla ısıttıktan sonra cildime masaj yaparak uyguluyor ve ürünle birlikte gelen bembeyaz %100 pamuk havluyu sıcak suda bekletip, sıktıktan sonra yüzümü siliyorum. Bu sayede hem hızlı hem de doğal ve sağlıklı bir cilt temizliği yapmış oluyorsunuz.

SHEA&LAVANTA NEMLENDİRİCİ EL VE YÜZ KREMİ: Yüz temizliğinden sonra cildimi bu krem ile nemlendiriyorum. İnanılmaz güzel bir lavanta kokusuna sahip. Lavanta kokusu sevmiyorsanız, vanilya kokusuna sahip olanı da mevcut. Cildimi sıcak havlu ile temizlediğim için tüm gözeneklerim açılmış oluyor ve bu nemlendiriciyi yine parmaklarım arasında ısıtırak yüzüme sürdüğüm anda, cildim kremi güzelce emiyor ve gerçekten cildimin sağlıklı bir şekilde parladığını gözlemliyorum. Bu kremi manikür sonrasında elleriniz için de kullanabilirsiniz. Gün içinde elleriniz mis gibi kokuyor ve yumuşaklık hissi mükemmel :)
Moshos ürünlerinin en sevdiğim yanı da bu; Ürünü kullandıkça değil, ilk kullanışta bile farkı gözlemleyebiliyorsunuz.
JOJOBA&ALOE VERA NAİL CARE TIRNAK BAKIM YAĞI: Manikürünüzü evde yapanlardansanız; bu yağ hem zamandan tasarruf hem de tırnakları besleyici bir ürün. Tırnak üzerine bir damla damlatıp, katiküllerinizi geri itebilir, tırnaklarınıza masaj yaparak; tırnakları besleyip, kırılmasını, renk farklılıklarını önleyebilir ve daha hızlı uzamasını sağlayabilirsiniz. Ben bu ürünü ilk aldığımda; tırnaklarım soyularak, kırılıyordu. Fakat haftada 2kez bu yağ ile bakım yapınca 1 ayda bu sorun ortadan kalktı. Bu bakım yağının üzerine yukarıda anlattığım Shea&Lavanta kremini ellerime uyguluyorum.
ARGAN&BASIL HAIR BALSAM SAÇ BAKIM MASKESİ: İçeriğinde Hindistan Cevizi- Argan- Fesleğen-Mango ve Aloe Vera yağı var. Ayrıca hepsi sertifikalı organik olma özelliği taşıyor. İtiraf etmem gerek kokusu mükemmel değil :) Saç derisine ve kökten uca tüm saçınıza ürünü uygulayarak, minimum 30dakika bekleyip yıkıyorsunuz. Bu ürünü yeni kullanmaya başladım uzatma etkisi için zaman gerekecek fakat, saç derisinde egzama olan biri olarak; hiç bir kaşıntı- yağlanma- kepeklenme sorunu yaratmadığı gibi nemlendirme ve saçları yumuşatma etkisi çok iyi bu etkiyle saçlarıma dolgunluk verdiğini de ilk kullanımda farkettim ;)

30 Eylül 2014 Salı

Clarisonic MİA 2


Yaklaşık 1yıldır araştırdığım, pahalı diye düşündüğüm, sonuçta dayanamayıp aldığım ve 3aydır kullandığım, Clarisonic Mia 2. 
Rouccatane tedavisi gördüğümü ve cildimin ne kadar değerli olduğunu anladığımı  BURADAKİ YAZIMDA anlatmıştım. Tedavim bittikten 6ay sonra doktorumun da önerisiyle Clarisonic araştırmaya başladım. Çünkü düzenli cilt bakımına gitmeyen, gittiği yerlerdeki temizleyici-nemlendirici satma çabasına sinir olan birisiyim.
Cildimi hergün sabah-akşam elimle-pamukla temizlerim diyenlerdenseniz; Clarisonic'in 6 kat daha iyi temizlediği kanıtlanmış bir gerçek.
Ayrıca cilt bakımı en ucuz haliyle 100TL. Yıl boyunca ayda 1 düzenli cilt bakımı yaptırmak mı yoksa Clarisonic mi diye sorayım, siz cevaplayın.
Ülkemizde Sephoralarda bulunan yüz temizleme aletinin, 440tl fiyatı ve (3ayda 1değiştirilen) 60tl başlık fiyatı var. Dolar arttıkça artan fiyat, malesef dolar düştükçe düşmüyor :(
Aldığınız anda, kutudan; mıknatıslı şarj aleti, hassas cilt başlığı, temizleyici jeli ve seyahat kabı çıkıyor. Aletin üzerinde 2 hız aşaması ve bir açma-kapama düğmesi var.
Makine ilk şarjı -24 saat
Sonraki kullanımlarda tam şarj süresi ise -12 saat
Tam şarj ile 24 kullanım imkanı sunuyor.
Su geçirmez olduğu için rahatlıkla yıkayabilir, duşta güvenle kullanabilirsiniz.
Zamanlayıcı (timer) 1dakikaya ayarlanmış. 20 saniye alın- 20 saniye burun çene- 10'ar saniye de yanaklar için. Yeni bölgeye geçmeniz için sizi titreşimle uyarıyor.
Clarisonic, sadece JEL temizleyici ile çalışıyor. Tabii cilde uygulunan kuru yağlarla da kullanmak mümkün. Başlık dönmüyor, titreşim ile çalıştığı için krem ya da peeling yapan zerrecikli ürünler, makinenin içine kaçabilir ve makinenizi bozabilir.
Hassas başlıkla kullansanız dahi, makineyi cildinize bastırmamanız gerekiyor. Çünkü başlıktaki kıl sayısı ve sıklığı fazla olduğu için, cidinizi tahriş edebilirsiniz. Hassas başlık haricinde normal cilt ve derin gözenek temizleme başlıklarını da, isteğe bağlı olarak alabilirsiniz. 
Makyajınızı çıkartmak için de Clarisonic kullanabilirsiniz. Fakat başlıklarınızı (3-4ay) uzun süreli kullanmak istiyorsanız; bunu tavsiye etmem.

Şimdi gelelim bana sıkça sorulan sorulara;
İLK KULLANIMDA SİVİLCE YAPTI MI? EVET 
Ben başlangıçta Clarisonic'i 3 günde 1kez kullanarak, cildimi alıştırmaya çalıştım. 
Cildi soyduğu ve cildin altında bulunan fazla yağı, yüzeye çıkarttığı için sivilce yapması doğal. Ben ki; rouccutane tedavisi görmeme rağmen makineyi kullanmaya başladığım 2 hafta boyunca, cildimde ufak ufak sivilceler oluştu. Fakat ben de 3.hafta da sivilceler yok oldu. Yaz boyunca memnuniyetle kullandım yaz bitişiyle makine başlığımı, derin gözenek temizleme başlığı ile değiştirdim ve yüzümde yine 1-2 sivilce oluştu, 1hafta içinde onlar da kayboldu. Şimdi ise, haftaiçi 1gün arayla, günde 1 kez hassas başlıkla, haftasonu 1gün de, günde 1 kez derin gözenek başlığı ile kullanıyorum.

İŞE YARIYOR MU? EVET
Makineyi kullandığım ilk andan itibaren; temizlik sonrasında yüzüme sürdüğüm, nemlendirici ve serumdan %70 daha fazla sonuç alıyorum. Bunu nereden anladığıma gelince; gözle görülür şekilde cildim daha pürüzsüz, yumuşak ve parlak.
Burun ve yanaklarımdaki siyah nokta oluşumunda, ciddi anlamda azalma olduğunu gözlemledim.
Bu makinenin etkisi mi bilemem ama dudak kenarımdaki ince mimik kırışıklığının, açılarak daha da inceldiğini farkettim. Makinenin etkisi olmasa da, sonrasındaki kremlerden aldığım fayda arttığı için bu sonucu görmüş olabilirim.
Okuduğunuz için TEŞEKKÜRLER
Yorum ve karar sizin ;)


3 Temmuz 2014 Perşembe

Yağlı Ciltlere SEPHORA Hydratant Anti Brillance&Imperfections NEMLENDİRİCİ

Selam Kızlar :)
Bugün yağlı ciltlere uygun bir nemlendiriciden bahsedeceğim. 
Yağlı ciltler için malaesef nemlendirici bulmak tam bir eziyet, çünkü hangisine el atsanız 2 haftanın sonunda bir sivilcelenme sorunu yaratıyor. 
Yaz aylarının gelmesiyle, cildimizin daha fazla sebum üretmesi de malesef normal.
Benim de, Roucctane tedavimden önce bir çok nemlendirici deneyip çöpe göndermişliğim var :(
Cilt tipiniz yağlı da olsa, karma da olsa size en önemli tavsiyem; su bazlı- hydra ürünler tercih etmeniz.


Sephora İndiriminden BURADA bahsetmiştim. Sephora'nın kendine ait ürünlerinin çoğunda %50 indirim vardı. Ben de 50ml- bu kremi indirimle 20Tl gibi bir fiyata aldım. Ambalajında her cilt tipi için uygun yazsa da, (bu yazıya aldanıp aldım itiraf ediyorum) malesef yağlı-karma ve yağlı ciltlere önerilmesi gereken paraben içermeyen bir nemlendirici.

Araştırmalarda;

  • %79 oranında tüm gün cildi matlaştırdığı,
  • %93 oranında cilt dokusunu arındırdığı,
  • %95 oranında gözenekleri açtığı,
  • %90 oranda gözenek görümünü hafiflettiği,  gözlemlenmiş bir ürün.
ÜRÜN AÇIKLAMASI;
Parlama ve akne oluşunu önleyici nemlendirici krem;
Dermotolojik testlerden geçirilmiş, paraben içermeyen, salisilik asit sayesinde cilt kusurlarını engellemeye yardımcı olur. Cilt pürüzsüz ve net bir görünüme kavuşur. Hafif yapısıyla ciltte hemen emilir, sebum artıklarını temizler. Hydra yapısı sayesinde uzun süreli nemlendirme sağlar. İlk kullanımdan itibaren gözenekler daha az görünür hale gelir. Sabah akşam temiz cilde uygulanması tavsiye edilir.
Rahatsız etmeyen, doğal bir kokusu var ve yumuşak yapısıyla az bir miktarı tüm yüze dağıtabilirsiniz.
 Okuduğunuz için teşekkürler, yazıyı faydalı bulduysanız; sol yandaki sütundan blogumu takibe almayı unutmayın :)



4 Mart 2014 Salı

ROACCUTANE & AKNETRENT TEDAVİSİ

Herkese Selam

instagram hesabımda küçük çaplı bir anket yaptığımda epey ilgi gören bir konuydu. Ben de yazmak için uygun zamanı ancak buldum. Konu detaylı olunca yazı da uzun olacak kusura bakmayın ama umarım  merakınızı giderecek ve işinize yarayacak bir yazı olur. ;)
ROACCUTANE veya AKNETRENT NEDİR ?
Öncelikle kesinlikle doktor kontrolünde başlanması gereken, yeşil reçeteli, akne tedavisinde kullanılan, yüksek dozda A vitamini içeren, etkin ilaçlardır. 
KİMLER BU TEDAVİYE BAŞLAYAMAZ?
İLAÇ KULLANIMI SIRASINDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

  • Kullanıldığı süreçte ve bıraktıktan sonraki 5 hafta hamile kalınması zararlıdır.
  • Kolesterol seviyesini etkilediği için aylık kan verme tahlilleri- kilo ve yaş faktörlerine dikkat edilerek, ilaç dozajı  doktor tarafından belirlenir.
  • Tedaviye devam edildiği ve tedavi bittikten sonraki 1 ay başkalarına kan verilmemelidir.
  • Karaciğer, böbrek yetmezliği olanlar ve emziren anneler bu tedaviye başlatılamaz.
  • Depresyon, intihar girişiminde bulunan ve psikiyatrik tedavi gören hastalarda doktorlarına danışarak, tedavi süreci başlatılabilir.
  • Kullanıldığı süreç içinde, karaciğeri yorduğu için alkolden uzak durulmalıdır.
  • Deriyi soyduğu ve aşındırdığı için yoğun güneşten kaçınılmalı. Kesinlikle yüksek faktörlü güneş koruyucular kullanılmalıdır. (hava kapalı olsa dahi)
  • Deriye daha fazla zarar verebilecek dövme-lazer-sir/ağda gibi işlemlerden uzak durulmalıdır.
  • Günde en az 2 litre su tüketilmelidir.
İlaç prespektüsü çarşaf gibi olduğu için hepsini size yazmasam da, anladığınız üzere yan etkileri epey fazla olan bir ilaç.
Şimdi bu kadar yan etkiye ve vücuduma vereceği bu kadar zarara rağmen, ben bu ilaca neden ve nasıl başladım onu izah edeyim
  >> Doktora gittiğimde 28 yaşındaydım ve yüzümde googleda roaccutane diye arattığınızda karşınıza çıkan o kırmızı ve iltihaplı kocaman sivilcelerin hiç biri yoktu. Şikayetim ise, ergenlik dönemi bitmesine rağmen, inatçı sivilcelerim olmasıydı. 3ay boyunda yüzünüzde taşıdığınız bir sivilceniz oldu mu sizin? Ne maskeler, ne clindoxyller, ne sabunlar kullandım sonuç SIFIR! 
Artık gerçekten sinirlerimi bozmaya başlamıştı, yapı olarak zaten minyon, yaşını göstermeyen birinin bir de sivilceleri olursa, gerçek yaşına insanları inandırmak, benim için bir kaosa dönüşmüştü. Kendimi bir sabah doktorun karşısında bunlardan şikayet ederken bulduğumda, aklımda bu ilaçların hiç biri yoktu çünkü o fotoğraflardaki gibi bir görüntüm yoktu. Eve elimde bir aknetrent bilgilendirme kitapçığı ve bu sorunun karaciğer yağlanmasından oluştuğunun bilgisini alarak döndüm. O akşam kitapçığı okudum başıma neler geleceğini bilerek sabah kan vermeye gittim. Böylece tedavim Temmuz ortasında başlamış oldu. Benim zamanlamam yanlıştı fakat yaşımın ve bir an önce kurtulma isteğimin etkisi çok büyük. Pişman değilim. <<
Yine de Başlayacaklara tek tavsiyem; asla yazın başlamayın! 
Tabii yaz ortası peynir gibi bembeyaz olmayı, mümkün oldukça (güneş koruyucu kullansanız dahi) gündüz dışarı çıkmamayı, denize-havuza gittiğinizde hemen kurulanıp, şemsiye altında kurumayı bile beklemeden eve gönmeyi, vampir gibi sokağa çıkmak için akşam olmasını göze alırsanız o başka :)

İLK 15 GÜN: Tüm sivilcelerim, siyah noktalarım arttı çünkü deri altında ne varsa deri üzerine onlar tek tek çıkacaktı ve öyle de oldu. Fakat o çıkan sivilcelerim de bir hafta içinde kuruyarak kayboldu o 3ay kurtulamadığım sivilcelerin tek tek söndüğünü görmek bana harika moral oldu.
1.AY:             VÜCUT 
Cildimde kurumalar ve soyulmalar başlamıştı. Yüzünüz tamam ama bacaklar-kollar-dudaklar hatta gözleriniz bile kuruyor. Benim bu süreçte vücudum için onsuz asla diyeceğim tek nemlendirici > EXCİPİAL LİPO yağ bazlı, uygun fiyatlı, devletin karşıladığı süper ötesi bir losyon. Tedavim 3 ay sürdü ve bu süreçte ben 4 şişe Excipial Lipo bitirdim. Siz düşünün ne kadar kuruduğunuzu artık :) Bu arada banyoda suyun çok sıcak olmamasına ve keselenmemeye dikkat edin çünkü kızarıklık ve hassasiyetiniz günler sürüyor. Bu süreçte nemlenmeyen cilt gerildiğinden ve ilacın yan etkisinden kemik ve eklem ağrılarınız olabilir. Bu sebeple tüm vücudu sabah akşam nemlendirmek ve bol su tüketmek önemli.
YÜZ: Cildimin haşlanmış patates gibi kabuk kabuk soyulma evresine gelirsek; mecbur kalmadıkça asla fondöten-pudra vs. kullanmadım. Çünkü cildimin hava alması gerekiyordu ve o soyulmalara fondötenin kapatıcılık ya da ciltteki renk eşitliğini sağlaması zaten imkansızdı. Doktorum yüzümü normal su ile yıkamamı resmen yasakladı bunun sebebi de, şehir suyunun içindeki kireç ve klorun cildi daha da kurutmasıymış. Doktor tavsiyesiyle AVENE THERMAL WATER termal su ile tanıştım ve tedavim biteli 1,5sene olsa da ben hala kullanıyorum. Tam da burada herkesi uyarmam lazım >>> Lütfen elinizi sildiğiniz havluya yüzünüzü silmeyin !!! <<< Bu konuda doktorum sağ olsun beni uyarmış olsa da, bu benim zaten uzun zamandır dikkat ettiğim ve bana kağıt havlu kullanma alışkanlığı yaratan bir durum.
Güneş Koruyucum yine doktor tavsiyesiyle BIODERMA PHOTODERM AKN MAT 30 faktörlü, su bazlı, karma ve yağlı ciltler için 40-ml olan ürünü ben her gün ve dışarıdaysam 3-4 saatte bir yenilediğim için 4 ayda bitirdim. Devamlı soyulan ve yenilenen bir cildiniz olunca bebek beyazlığına kavuştuğunuz için güneş koruyucu çok önemli.
Nemlendirici doktor su bazlı herhangi bir nemlendirici kullanabilirsin diyince; LA ROCHE HYDREANE LEGERE alıp yine de doktoruma bu uygun olur mu diye onay aldığım doğrudur :) Bunun yanında günlük cilt temizliğimi ise, YVES ROCHER CULTURE BIO Aloevera Jel ile yaptım. Bu jel çok uygun fiyatlı ve %98'i organik, hem makyaj çıkartmak hem de cilt temizlemek için ideal. Hatta ortalık BİODERMA H2O ile yıkılırken, doktorum da evet BİODERMA kullanabilirsin demesine rağmen, internette övenler kadar memnun olmayanların kızarıklık-yanma-kuruluk-kaşıntı şikayetlerini okuyunca cesaret edememiştim.
YVES ROCHER alma sebebim; aloeveranın tedavi edici ve nemlendirici etkisi olması.
Gerçi şimdilerde Bioderma H2O kullanıyorum ve bir şikayetim yok ama o süreçte cildimi riske atamazdım. 
NOT: Aklıma gelmişken, isterseniz ve yazının altına yorum halinde yazarsanız; Bioderma H2o ve YVES ROCHER BIO JEL kıyaslama yazısı yazabilirim ;)
Günlük olarak termal su- nemlendirici ve güneş koruyucu ve cildin kendini yenilemesine rağmen neden bir de temizleyici kullanıyorsun diyenler çok oldu. Şöyle ki; bu tedavi sırasında peeling etkili ürünler ve maskeler zararlı ve para tuzağı. Hatta güvenmediğiniz, işlemlerden, ürünlerden emin olmadığınız bir yere bu süreçte nem terapisi ya da cilt bakımına bile gitmeyin bence. Kazara cilt bakım ürünü satan birine denk gelirseniz kaçın ama kaçma imkanınız yoksa asla prim kazanmak için çok konuşan satış görevlilerine ve satılan, uygulanan mucizevi işlemlere inanmayın. Bu tedavi de doktor çok önemli, şu yazıda bile kaç kez doktor yazdım inanın saymadım. Doktorunuza sormadan atacağınız her adım cildinizde tedavisi imkansız leke ve yaralara sebep olabilir.
2. AY:             DUDAK
Beni en zorlayan resmen ağlatan dudak çatlakları, ona soyulma diyemem çatlak da az kalır. Ne dudak koruyucular kullanıp, bitirdim bitirmek ne kelime resmen yedim. Doktor tavsiyesiyle kullandıklarım, ezcacı tavsiyeleri, kozmetik ürünler vs... Hafifleten oldu ama tedavi edip geçiren asla. Dudaklarım resmen patladı, dudak şişirtmek isteyenler beni görse vazgeçerlerdi o derece korkunçtum. İnternette neler okudum, ne fotoğraflar,dudaklar gördüm. Doktorum vücudumuzdaki en kolay parçalanan yağ dokusunun dudak olduğunu, durumun normal olduğunu söyleyince ancak rahatladım yoksa ailem ilacı bırakmam için baskı bile yaptı. Doktor Vazelin Pure ve İskilit adlı dudak ürünlerini önerdi, koşarak aldım ama sonuç fos. Onun yerine BLİSTEX MEDPLUS çok daha fazla işime yaradı. Hatta çoğu gece blistex ile vazelin pure karıştırıp dudaklarıma sürerek uyuduğum doğrudur.
MANİKÜR-PEDİKÜR: Tedavi süresince sivilcelerden sonra en sevindiğim olay. Zaten bu süreçte manikür pediküre gitmemek en mantıklısı olduğundan evde kendiniz yapmak zorundasınız. Fakat ilacı kullandığım süre içinde benim öyle bir ihtiyacım hiç olmadı. Derilerim zaten soyulurken ölü deriler kendini çok daha hızlı bıraktı ve tırnak diplerimi çok hafif tırnağımla iktirdiğim anda deriler kopuyordu :) Tabii ki üzerine hemen Excipial Lipo :)
GÖZ: Bir sabah gözüme kirpik batıyormuşcasına acıyla uyanınca, gözlerimin de kuruduğu tespitinden sonra çantamdan ayırmadığım REFRESH TEARS yani suni gözyaşı.
BURUN: Burun da kuruluğu da neymiş derken, ilaç sayesinde onunla da tanıştım. Burnumun içi öyle kurumuş ki, damarlarından biri çatlamış durduk yerde burnum kanayınca bunu da anlamış olduk. Doktorum sağolsun tek ve hızlı kurtarıcım SULFARHIN oldu.
SAÇ: Benim uzun yıllardır kafa derimde oluşan egzamamı ve kepek sorunumu resmen çözdü. Egzamam artık kabuklanmadan, yaraya dönmüştü. Fakat ilaç kullandığım süreçte ne o kaşıntılar, yaralar, kabuklar hiç biri yoktu.
3. AY SONU: Bir gece parmağım koptu zannettiğim bir acıyla uyandım. Tırnağımın üstü morarmıştı Sabaha kadar ne yaptıysak o ağrı-acı dinmedi. Sabah doktora gidince tırnağın düşecek malesef, bu da bir yan etki tedavinde iyi sonuç verdi artık bırakabiliriz diyince ilacı bıraktım. Tırnağım için antibiyotikli kremler kullanmama rağmen ancak acıyı azalttı ama o tırnak düşmesi, yenisinin çıkması 2ay sürdü. Bu arada ilacı bıraktıktan tam 1ay sonra tekrar kan tahlili yaptırdım ve herşey normal çıktı.

    Şu an ilacı bırakalı 1.5 sene oluyor ve yüzüm tabii ki, bebek poposu gibi değil öyle olduğunu yazan-söyleyenlere de inanmamanızı tavsiye ederim :) Çünkü ilaç bir daha sivilce çıkartmayacağını garanti etmiyor ama tabii ki iltihap dolu akneler ve aylarca sönmeyen sivilcelerinizden kurtuluyorsunuz. Tedaviye başlarken bir mucizeyi beklemezseniz; sonuç bir hayli tatmin edici.
    Sağlıklı bir cilt için temizlik ve nem tabii ki çok önemli fakat sürdüklerimizden çok yiyip-içtiklerimizle yani karaciğerimizle alakalı bunu hangi yaşta olursanız olun unutmaz ve buna göre yaşarsanız, sağlıklı bir cilde sahip olursunuz ;)