kadın erkek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın erkek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mayıs 2013 Perşembe

CESARETSİZ VE KORKAK ERKEKLER

Bu blogu açtım açalı hep yaşadıklarımı ya da çevremden gözlemlediklerimi yazdım o yüzden adı Benim Dünyam... (bu konuyu aydınlattıktan sonra)
Bu haftaki konu, son günlerde çevremde fazlaca gözlemlediğim, yaşadığım, hatta birçok kadının da yaşadığına emin olduğum, (cesur erkek ve ilişkileri tenzih ederek) ciddi bir ilişkiye başlamaktan korkan; 


                                   - Cesaretsiz ve Korkak Erkekler -

       İLİŞKİYE BAŞLAMAK

     Günlük, gecelik, eğlencelik tabir edilen değil de, güzel, akıllı, mantıklı ve güçlü görünen bir kadınla uzun vadeli bir ilişkiye başlamak onlar 
için korkutucu olan ilk adım.                                     
Uzun vadeli ilişki demek; zaman yaratmak, güvenmek, 
fedakarlıkta bulunmak, hesap vermek,
 ilgi göstermek, çapkınlıktan uzak durmaya çabalamak, tek eşliliği
 benimsemek ve paşa paşa 
trip çekmeye mahkum olup öyle hemen gitmemek demek.

    KORKMA SEBEPLERİ
Temelde tek korku, hissetmek istemedikleridir!
  Çünkü günlük ilişkilerde hislere, düşünmeye gerek yoktur. 
Para, zaman ve mekan bulduktan sonra eğlenmek kolaydır ve
 her zaman yapılabilir...
Bu yüzden kolay, eğlenceli ve geçici olan varken; 
zor, kalıcı ve fedakarlığa dayanan
bir ilişkiye cesaret edemeyip, hissetmekten kaçmayı tercih ederler.

              1- AŞK ve SAHİPLENİLME KORKUSU: Çok cesur görünüp, aşık olmak istediklerine aldanmayın konu aşk ve hisler ise, malesef o kadar cesur değiller. 
Bu cesaretsizliklerinin sebebi de genellikle; 
geçmişten gelen bir aşk acısı, aldatılma ya da terkedilme korkusundan kaynaklanır. 
Erkek, yapı olarak bencil ve basittir!
Bir erkeği düşünmeye, hissetmeye yönelten- yönlendiren 
her zaman kadın olmuştur.
Erkekler bunu asla kabul etmezler ama aptal kadın erkeğin gözüne soka 
soka yönlendirme yaparken, zeki kadın erkeğe bunu hiç çaktırmadan, 
zaman içinde yapar ;)
Onu sahiplenerek; hayatına el atmanızı ya da onu değiştirmenizi istemez 
ama unuttuğu şey,
 zaten bunu hiç bir insanın istemeyeceğidir. 
Uzun süreli ilişkilerde bu zaman içinde kendiliğinden olur ;)

2- SADAKAT KORKUSU: Düzenli bir ilişkiye başladıklarında, günlük-gecelik ilişkiler yaşayamayacaklarının bilincindedirler ama erkeği yöneten, kalbi veya aklı değil, hormonlarıdır.
 Hormonlarına hakim olabilen erkek sayısı da malesef azdır. 
Bu yüzden sadık olunmasını bekleyip,
 sadık kalamadıklarında vicdan muhasebesi yapmak istemezler. 
Fakat bu vicdan muhasebesini yapanlar da, rahatsız olup 
vicdanlarının sesini kısıp, 
yollarına devam etmeyi tercih ederler. 
Hormonlarıyla yaşamakta ısrar edenler için
 bir yerden sonra, vicdan ya da ahlak kavramları önemini yitirir. 
 Sanırım, ilkel hayattaki avlanma kültürüne, 
modern çağda kadını  av  gibi görerek sahip çıkıyorlar ;)

SONUÇ OLARAK: 

Bu korkuları yüzünden gelgitler yaşarlar, ilgisiz davranıp uzak durmaya, kendilerinden soğutmaya çalışırlar.
Demiştim "erkekler basit yaratıklardır" laftan değil, icraatten anlarlar.
Ara ara yoklama çekip bir gün bıraktığı yerde olmadığını,
onu başlamaya cesaret edemediği ilişkiye 
bir başkasının başladığını, hatun kişiyi başkasının mutlu ettiğini görünce;
cesaretlenmek isterler de, 
hadi geçmiş olsun artık ;)





        

10 Nisan 2013 Çarşamba

EĞLENCELİK mi EVLENMELİK Mİ?

ERKEKLER;


Çift karakterli yaratıklardır.
 (Aslında çift karakterden fazlasına sahip olanlar da var...)
Çift karakteri nasıl ve nereden çıkarttığıma gelince; 
Kadınları eğlencelik ve evlenmelik olarak ayıran zihniyet, kime ait? 

Eğlencelik kızlar evde mi kalır, onları hangi adam alır?
Kaldı ki, onları alan adam eğlenceli bir evlilik yapmış olmaz mı?
....Kafamda deli sorular....

Biz kadınların hemcinslerimizi böyle kategorize edebileceğimizi sanmıyorum bize kalsa, evlenmelik/eğlencelik yerine topuklu ayakkabı/spor ayakkabı veya 
orjinal çanta/çakma çanta kullananlar olarak kategorize ederdik eminim :)
Bir düşünün birçok erkek arkadaşınızdan hatta sevgilinizden bile, ''Aaa kızım saçmalama, o kız ötekiler gibi değil'' ya da ''Bak ben çok hatunla takıldım,  gecelikler, gündelikler vardı ama artık sıkıldım, yoruldum ve sen onlardan biri değilsin. Artık ciddi birşey yaşamak istiyorum'' vs... şeyler duymayanımız var mı? Sanırım yoktur çünkü bunları duyan tek temiz aile kızı ben kalmış olamam değil mi, eğer böyleyse durum daha da fena !... :)
Şaka bir yana ne zamandan beri bu sözleri ciddiye almıyoruz kaç yanılgıdan, kaç yenilgiden sonra artık bu sözlere kanmıyoruz bunu bilmiyorum tek bildiğim, bu sayede herkesin kendine bir koruma kalkanı geliştirdiği...
Güvensizlik dedikleri ne zaman başlıyor, ne zaman birbirini sınamaya başlıyor insanlar ?...

Erkeklerin ciddi düşünmek için yedekledikleri, fakat o yedeğe emek verip, zahmet ve fedakarlıklarla dolu zaman yaratmak yerine; eğlencelik biriyle zahmetsiz, düşünmeden, fedakarlığa gerek kalmadan ve eğlenceli zaman geçirmeyi tercih ettikleri KESİN!
Hani fikir farklı, zikir farklı işte ;)

Büyümeyen, kolaya alışık, armut pişsin ağzıma düşsün hatta ben istediğimle istediğim haltı yiyeyim ama evleneceğim kadın gözünü benimle açsın düşüncesi, evlilik kararı alınınca da, evinin ve kocasının hizmetçisi tarzı bir düşünce yapısı ve sonuç olarak
beklentisi bitmeyen bir erkek egomanyası...

Hani neden diye düşünüyorum da, ''ATAERKİL'' yapıdaki toplum düzenimiz sağolsun diyerek, cevap verip, işin içinden çıkan insanlara kafa göz dalasım geliyor.
 Bu adam müsveddelerini doğuran anne de, 
biz kadınları kim doğurdu?
Onlar anasının göz bebeği, el bebek gül bebeği de 
biz anamızın kaktüsü müyüz?
 Bu dünyaya hizmet etmek, mutlu etmek, 
onların egolarını yükseltmek,
  karşılığında da eğlencelik/evlenmelik olarak kategorize olmak için mi geldik?

Hadi kategorize ettiniz de; 
eğlencelik hatuna yanaşacak paranız, 
 evlenmelik hatuna yanaşacak cesaretiniz, aklınız ve 
verdiğiniz sözü tutacak kadar adamlığınız var mı acaba?
Kategorileri bırakın da, hayatta ne istediğini bilmek önemli bir meziyettir!...