13 Mart 2014 Perşembe

#BERKİNELVAN ve BİRLİK

Nasıl bir ülke, nasıl bir vatandaş, nasıl bir politikacı,  NASIL İNSANLAR OLDUK BİZ?
Kim ne derse desin ölen; polis de, asker de, çocuk da olsa "insan" değil mi?
Hangi ölüm, vicdanına dokunmaz insan olanın?
Alevi- Sunni- Müslüman- partili vs. kimi ilgilendirir?
Geride ağlayan anneler, isyan eden babalar yok mu sonuçta?
Ortak nokta bu değil mi?
Ne uğruna, neden, sonuç ne olursa olsun geri geldi mi ölenler?
Neden bu acılar birleştiremiyor ülkeyi, devleti, halkı?
BU ACILAR BİRLEŞTİREMİYORSA, HANGİ ACI BİRLEŞTİRİR BİZLERİ?
Zamanında ne fidanlar gonca açmadan veda etmedi mi bu ülkeye?
Deniz Gezmişlerin, Yusuf Arslanların ölümü sonuç oldu mu?
Sonuç olmadı malesef son da olmadı !..
Berkin Elvan'da son değil, gördük, yaşadık, yaşıyoruz bu günleri....
Berkin Elvan'ın babası dün gece televizyonda kelimeler boğazına düğümlenip, cümle kurmaya çalışırken, canı yanan, ağlayan, tek ben olamam herhalde?

Daha fazla ağlamasın aileler, daha fazla ne polis, ne de halktan birisi ÖLMESİN!
Çünkü HİÇ BİR DEVLET, HİÇ BİR ZİHNİYET ÖLEN EVLADINI GERİ GETİRİP, VEREMİYOR AİLESİNE!
Biz birbirimizle fikir ayrılığına düşüp, kendi aramızda savaşırken, orada bir yerlerde, ciğeri 5 para etmeyen birilerinin cepleri doluyor. Altınla, benzinle, parayla... Güçle ve zenginlikle!
Yolsuzluklar, rüşvetler, faili meçhul cinayetler aydınlanmıyor!
Bizim ölmemizle, ailelerimizin kalp acılarıyla kimse ilgilenmiyor!
Yani demem o ki; ideolojimizi anlamayacak zihniyetler için ölmemiz, birşeyleri değiştirmiyor bu ülkede! 
Ağlarsa anamız ağlayacak, gerisi de kimi üzerimizden prim yapacak, kimisi de en fazla 2-3 gün sonra kaldığı yerden devam ediyor siyasetine, vicdanına, okuluna, işine ya da sadece konuşmaya ...

10 Mart 2014 Pazartesi

BATİSTE ve BENRİ RENKLİ KURU ŞAMPUAN

Herkese tekrar Merhaba
Malum 8Mart Kadınlar Günü indirim haftasını geride bıraktık. Ben de hazır indirimde görmüşken, Gratislerde bulunan Benri renkli kuru şampuanları alıp denedim. Aslında Sephoralarda bulunan Batiste benim favorim olmuştu aldığım günü sizinle BU YAZIMDA paylaşmıştım Ocak ayından beri kullanıyorum ve çok memnundum fakat Benriyi de merak ettim :)
Ben saç derisinde hassasiyet yaşayanlardanım bu sebeple kuru şampuan kullanmak için benim için riskli ama Batiste kullanıp hiç bir sorun yaratmadığını görünce, Benrinin de renkli oluşu beni cezbedince, almış bulundum :)
KURU ŞAMPUAN NASIL KULLANILIR?
Kuru Şampuanı saç derinize bir kol mesafesi uzaklıktan sıkıp, sonra da parmak uçlarınızla saç derinize masaj yapmanız ve daha iyi sonuç almak için saçlarınızı taramanız yeterli.
SONUÇ: İçeriğindeki pudra etkisiyle hacimli ve temiz saçlara kavuşuyorsunuz.

BENRİ: Pudrası renkli olduğu için; saç derinize masaj yaparken, tırnak içleriniz ve parmak uçlarınızı boyamasıyla (yıkayınca geçiyor olsa da) benden eksi puan alarak başladı. Ayrıca Sarı-Kızıl-Kestane gibi renk seçenekleri olsa da, sıktığınız ilk an saçınızla aynı renk gibi dururken, kuruyunca matlaştığı için saç renginizden çok daha açık ve çok mat bir renk ortaya çıkıyor.
Biraz bekleyip o matlığı dağıtmaya çalışırken, bende saç spreyi etkisi oluştu. Saç spreylerinin en sert etkilisini saçlarınıza değil, saç derinize sıktığınızı düşünün. Sert, yapışık, taranmayan denizden tuzlu saçlarla çıkmışsınız gibi bir etki bırakmasıyla, tabii ki kaşıntıya sebep oldu kaşıntıyla, renkli renkli tozların dökülmesiyle, yarım saat kullanmadan gidip yıkamak zorunda kaldım.
BATİSTE: Benriden sonra Batisteyi abartsam haksız sayılmam. Şeffaflaşan pudrası, temiz görüntüsü, kokusu, saç diplerinizi kaşısanız dahi döküntü yapmayan, saçı sertleştirmeyen, kolayca tarama ve Benriden daha yoğun hacim verme özelliğiyle Batiste hala benim favorim :)
Batiste detayları için yazıya TIK TIK :)

8 Mart 2014 Cumartesi

8 MART KADINLAR GÜNÜ

 
Kadın olmak, zor iş vesselam ...
Hele ki Türkiye'de ya da bizim gibi az gelişmiş toplumlarda daha zor. 
Burada tek tek o sıkıcı zorluklardan bahsedecek değilim. 
Fakat çok sinirimi bozan tek bir nokta var ve inanıyorum ki, tüm sorunların tek kaynağı bu
KADINI CİNSEL OBJE OLARAK GÖRMEK !..
"Kadın" denen varlığı 2 bacak arasından ibaret gören zihniyetler yüzünden;
 Töre cinayetleri, şiddet, iş yerlerindeki mobing, sokakta taciz eden gözler, dul kadınlara- bekar kızlara olan mahalle baskısı, okutulmayan kızlar sorunu ve daha niceleri...
Erkekler sıra sıra porno izleyip, skor değerlendirmeleri yaparken; kadınların cinselliği bilmemesi, saklı gizli kapılar ardında yanlışlar yapıp, cinsellikten soğuması, kendi vücudunu tanımayan, kendinden tiksinen kadınlar olması bu yüzden işte!
"-Erkektir yapar.  -Elinin kiri.  -Erkek yapınca adı çapkın, kadın yapınca adı kötü" 
 Bu sözlerin temeli cinsiyet ayrımı, kadının cinsel obje olarak görülmesi.
Her haltı yiyen erkeklerin, iş evliliğe gelince bakire hatun istekleri bile bu yüzden ...
Başta dedim ya çok sinir bozan ama yaşamak zorunda kaldığımız, ne yapsak değiştiremediğimiz bir nokta! 
Oysa ki; KADIN OLMAK: Kutsal annelik vasfıyla dünyayla gelmek, anaç olmak, o duygularla hayatımıza giren her erkek çocuğunu biraz daha adam etmek, yuvayı yapmak-ayakta tutmak için hep extra çabalamak, aynı gün içinde doktor, aşçı, temizlikçi, ütücü, bankacı, öğretmen, eş, kardeş, anne olabilmek ...
İşte bu anneler yetiştiriyor, o erkek evlatları... Merhameti, mertliği, aileye saygıyı, Kuran-ı Kerim'de yazan kadına hürmeti, tek eşliliği, sevgiyi, fedakarlığı... 
Kısacası insan olmayı kadınlar öğretiyor, erkeklere!
Bunlardan sonra adam olabilene ne mutlu ama adam olmak için hala bir kadına muhtaç olan erkekten de hayır beklemeyin ASLA !
  EMEKÇİ- ÖĞRETİCİ- FEDAKAR tüm KADINLARIN GÜNÜ KUTLU OLSUN !
Nice çağdaş kadın ve erkekler yetiştirmeniz dileğiyle ...

4 Mart 2014 Salı

ROACCUTANE & AKNETRENT TEDAVİSİ

Herkese Selam

instagram hesabımda küçük çaplı bir anket yaptığımda epey ilgi gören bir konuydu. Ben de yazmak için uygun zamanı ancak buldum. Konu detaylı olunca yazı da uzun olacak kusura bakmayın ama umarım  merakınızı giderecek ve işinize yarayacak bir yazı olur. ;)
ROACCUTANE veya AKNETRENT NEDİR ?
Öncelikle kesinlikle doktor kontrolünde başlanması gereken, yeşil reçeteli, akne tedavisinde kullanılan, yüksek dozda A vitamini içeren, etkin ilaçlardır. 
KİMLER BU TEDAVİYE BAŞLAYAMAZ?
İLAÇ KULLANIMI SIRASINDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

  • Kullanıldığı süreçte ve bıraktıktan sonraki 5 hafta hamile kalınması zararlıdır.
  • Kolesterol seviyesini etkilediği için aylık kan verme tahlilleri- kilo ve yaş faktörlerine dikkat edilerek, ilaç dozajı  doktor tarafından belirlenir.
  • Tedaviye devam edildiği ve tedavi bittikten sonraki 1 ay başkalarına kan verilmemelidir.
  • Karaciğer, böbrek yetmezliği olanlar ve emziren anneler bu tedaviye başlatılamaz.
  • Depresyon, intihar girişiminde bulunan ve psikiyatrik tedavi gören hastalarda doktorlarına danışarak, tedavi süreci başlatılabilir.
  • Kullanıldığı süreç içinde, karaciğeri yorduğu için alkolden uzak durulmalıdır.
  • Deriyi soyduğu ve aşındırdığı için yoğun güneşten kaçınılmalı. Kesinlikle yüksek faktörlü güneş koruyucular kullanılmalıdır. (hava kapalı olsa dahi)
  • Deriye daha fazla zarar verebilecek dövme-lazer-sir/ağda gibi işlemlerden uzak durulmalıdır.
  • Günde en az 2 litre su tüketilmelidir.
İlaç prespektüsü çarşaf gibi olduğu için hepsini size yazmasam da, anladığınız üzere yan etkileri epey fazla olan bir ilaç.
Şimdi bu kadar yan etkiye ve vücuduma vereceği bu kadar zarara rağmen, ben bu ilaca neden ve nasıl başladım onu izah edeyim
  >> Doktora gittiğimde 28 yaşındaydım ve yüzümde googleda roaccutane diye arattığınızda karşınıza çıkan o kırmızı ve iltihaplı kocaman sivilcelerin hiç biri yoktu. Şikayetim ise, ergenlik dönemi bitmesine rağmen, inatçı sivilcelerim olmasıydı. 3ay boyunda yüzünüzde taşıdığınız bir sivilceniz oldu mu sizin? Ne maskeler, ne clindoxyller, ne sabunlar kullandım sonuç SIFIR! 
Artık gerçekten sinirlerimi bozmaya başlamıştı, yapı olarak zaten minyon, yaşını göstermeyen birinin bir de sivilceleri olursa, gerçek yaşına insanları inandırmak, benim için bir kaosa dönüşmüştü. Kendimi bir sabah doktorun karşısında bunlardan şikayet ederken bulduğumda, aklımda bu ilaçların hiç biri yoktu çünkü o fotoğraflardaki gibi bir görüntüm yoktu. Eve elimde bir aknetrent bilgilendirme kitapçığı ve bu sorunun karaciğer yağlanmasından oluştuğunun bilgisini alarak döndüm. O akşam kitapçığı okudum başıma neler geleceğini bilerek sabah kan vermeye gittim. Böylece tedavim Temmuz ortasında başlamış oldu. Benim zamanlamam yanlıştı fakat yaşımın ve bir an önce kurtulma isteğimin etkisi çok büyük. Pişman değilim. <<
Yine de Başlayacaklara tek tavsiyem; asla yazın başlamayın! 
Tabii yaz ortası peynir gibi bembeyaz olmayı, mümkün oldukça (güneş koruyucu kullansanız dahi) gündüz dışarı çıkmamayı, denize-havuza gittiğinizde hemen kurulanıp, şemsiye altında kurumayı bile beklemeden eve gönmeyi, vampir gibi sokağa çıkmak için akşam olmasını göze alırsanız o başka :)

İLK 15 GÜN: Tüm sivilcelerim, siyah noktalarım arttı çünkü deri altında ne varsa deri üzerine onlar tek tek çıkacaktı ve öyle de oldu. Fakat o çıkan sivilcelerim de bir hafta içinde kuruyarak kayboldu o 3ay kurtulamadığım sivilcelerin tek tek söndüğünü görmek bana harika moral oldu.
1.AY:             VÜCUT 
Cildimde kurumalar ve soyulmalar başlamıştı. Yüzünüz tamam ama bacaklar-kollar-dudaklar hatta gözleriniz bile kuruyor. Benim bu süreçte vücudum için onsuz asla diyeceğim tek nemlendirici > EXCİPİAL LİPO yağ bazlı, uygun fiyatlı, devletin karşıladığı süper ötesi bir losyon. Tedavim 3 ay sürdü ve bu süreçte ben 4 şişe Excipial Lipo bitirdim. Siz düşünün ne kadar kuruduğunuzu artık :) Bu arada banyoda suyun çok sıcak olmamasına ve keselenmemeye dikkat edin çünkü kızarıklık ve hassasiyetiniz günler sürüyor. Bu süreçte nemlenmeyen cilt gerildiğinden ve ilacın yan etkisinden kemik ve eklem ağrılarınız olabilir. Bu sebeple tüm vücudu sabah akşam nemlendirmek ve bol su tüketmek önemli.
YÜZ: Cildimin haşlanmış patates gibi kabuk kabuk soyulma evresine gelirsek; mecbur kalmadıkça asla fondöten-pudra vs. kullanmadım. Çünkü cildimin hava alması gerekiyordu ve o soyulmalara fondötenin kapatıcılık ya da ciltteki renk eşitliğini sağlaması zaten imkansızdı. Doktorum yüzümü normal su ile yıkamamı resmen yasakladı bunun sebebi de, şehir suyunun içindeki kireç ve klorun cildi daha da kurutmasıymış. Doktor tavsiyesiyle AVENE THERMAL WATER termal su ile tanıştım ve tedavim biteli 1,5sene olsa da ben hala kullanıyorum. Tam da burada herkesi uyarmam lazım >>> Lütfen elinizi sildiğiniz havluya yüzünüzü silmeyin !!! <<< Bu konuda doktorum sağ olsun beni uyarmış olsa da, bu benim zaten uzun zamandır dikkat ettiğim ve bana kağıt havlu kullanma alışkanlığı yaratan bir durum.
Güneş Koruyucum yine doktor tavsiyesiyle BIODERMA PHOTODERM AKN MAT 30 faktörlü, su bazlı, karma ve yağlı ciltler için 40-ml olan ürünü ben her gün ve dışarıdaysam 3-4 saatte bir yenilediğim için 4 ayda bitirdim. Devamlı soyulan ve yenilenen bir cildiniz olunca bebek beyazlığına kavuştuğunuz için güneş koruyucu çok önemli.
Nemlendirici doktor su bazlı herhangi bir nemlendirici kullanabilirsin diyince; LA ROCHE HYDREANE LEGERE alıp yine de doktoruma bu uygun olur mu diye onay aldığım doğrudur :) Bunun yanında günlük cilt temizliğimi ise, YVES ROCHER CULTURE BIO Aloevera Jel ile yaptım. Bu jel çok uygun fiyatlı ve %98'i organik, hem makyaj çıkartmak hem de cilt temizlemek için ideal. Hatta ortalık BİODERMA H2O ile yıkılırken, doktorum da evet BİODERMA kullanabilirsin demesine rağmen, internette övenler kadar memnun olmayanların kızarıklık-yanma-kuruluk-kaşıntı şikayetlerini okuyunca cesaret edememiştim.
YVES ROCHER alma sebebim; aloeveranın tedavi edici ve nemlendirici etkisi olması.
Gerçi şimdilerde Bioderma H2O kullanıyorum ve bir şikayetim yok ama o süreçte cildimi riske atamazdım. 
NOT: Aklıma gelmişken, isterseniz ve yazının altına yorum halinde yazarsanız; Bioderma H2o ve YVES ROCHER BIO JEL kıyaslama yazısı yazabilirim ;)
Günlük olarak termal su- nemlendirici ve güneş koruyucu ve cildin kendini yenilemesine rağmen neden bir de temizleyici kullanıyorsun diyenler çok oldu. Şöyle ki; bu tedavi sırasında peeling etkili ürünler ve maskeler zararlı ve para tuzağı. Hatta güvenmediğiniz, işlemlerden, ürünlerden emin olmadığınız bir yere bu süreçte nem terapisi ya da cilt bakımına bile gitmeyin bence. Kazara cilt bakım ürünü satan birine denk gelirseniz kaçın ama kaçma imkanınız yoksa asla prim kazanmak için çok konuşan satış görevlilerine ve satılan, uygulanan mucizevi işlemlere inanmayın. Bu tedavi de doktor çok önemli, şu yazıda bile kaç kez doktor yazdım inanın saymadım. Doktorunuza sormadan atacağınız her adım cildinizde tedavisi imkansız leke ve yaralara sebep olabilir.
2. AY:             DUDAK
Beni en zorlayan resmen ağlatan dudak çatlakları, ona soyulma diyemem çatlak da az kalır. Ne dudak koruyucular kullanıp, bitirdim bitirmek ne kelime resmen yedim. Doktor tavsiyesiyle kullandıklarım, ezcacı tavsiyeleri, kozmetik ürünler vs... Hafifleten oldu ama tedavi edip geçiren asla. Dudaklarım resmen patladı, dudak şişirtmek isteyenler beni görse vazgeçerlerdi o derece korkunçtum. İnternette neler okudum, ne fotoğraflar,dudaklar gördüm. Doktorum vücudumuzdaki en kolay parçalanan yağ dokusunun dudak olduğunu, durumun normal olduğunu söyleyince ancak rahatladım yoksa ailem ilacı bırakmam için baskı bile yaptı. Doktor Vazelin Pure ve İskilit adlı dudak ürünlerini önerdi, koşarak aldım ama sonuç fos. Onun yerine BLİSTEX MEDPLUS çok daha fazla işime yaradı. Hatta çoğu gece blistex ile vazelin pure karıştırıp dudaklarıma sürerek uyuduğum doğrudur.
MANİKÜR-PEDİKÜR: Tedavi süresince sivilcelerden sonra en sevindiğim olay. Zaten bu süreçte manikür pediküre gitmemek en mantıklısı olduğundan evde kendiniz yapmak zorundasınız. Fakat ilacı kullandığım süre içinde benim öyle bir ihtiyacım hiç olmadı. Derilerim zaten soyulurken ölü deriler kendini çok daha hızlı bıraktı ve tırnak diplerimi çok hafif tırnağımla iktirdiğim anda deriler kopuyordu :) Tabii ki üzerine hemen Excipial Lipo :)
GÖZ: Bir sabah gözüme kirpik batıyormuşcasına acıyla uyanınca, gözlerimin de kuruduğu tespitinden sonra çantamdan ayırmadığım REFRESH TEARS yani suni gözyaşı.
BURUN: Burun da kuruluğu da neymiş derken, ilaç sayesinde onunla da tanıştım. Burnumun içi öyle kurumuş ki, damarlarından biri çatlamış durduk yerde burnum kanayınca bunu da anlamış olduk. Doktorum sağolsun tek ve hızlı kurtarıcım SULFARHIN oldu.
SAÇ: Benim uzun yıllardır kafa derimde oluşan egzamamı ve kepek sorunumu resmen çözdü. Egzamam artık kabuklanmadan, yaraya dönmüştü. Fakat ilaç kullandığım süreçte ne o kaşıntılar, yaralar, kabuklar hiç biri yoktu.
3. AY SONU: Bir gece parmağım koptu zannettiğim bir acıyla uyandım. Tırnağımın üstü morarmıştı Sabaha kadar ne yaptıysak o ağrı-acı dinmedi. Sabah doktora gidince tırnağın düşecek malesef, bu da bir yan etki tedavinde iyi sonuç verdi artık bırakabiliriz diyince ilacı bıraktım. Tırnağım için antibiyotikli kremler kullanmama rağmen ancak acıyı azalttı ama o tırnak düşmesi, yenisinin çıkması 2ay sürdü. Bu arada ilacı bıraktıktan tam 1ay sonra tekrar kan tahlili yaptırdım ve herşey normal çıktı.

    Şu an ilacı bırakalı 1.5 sene oluyor ve yüzüm tabii ki, bebek poposu gibi değil öyle olduğunu yazan-söyleyenlere de inanmamanızı tavsiye ederim :) Çünkü ilaç bir daha sivilce çıkartmayacağını garanti etmiyor ama tabii ki iltihap dolu akneler ve aylarca sönmeyen sivilcelerinizden kurtuluyorsunuz. Tedaviye başlarken bir mucizeyi beklemezseniz; sonuç bir hayli tatmin edici.
    Sağlıklı bir cilt için temizlik ve nem tabii ki çok önemli fakat sürdüklerimizden çok yiyip-içtiklerimizle yani karaciğerimizle alakalı bunu hangi yaşta olursanız olun unutmaz ve buna göre yaşarsanız, sağlıklı bir cilde sahip olursunuz ;)


18 Şubat 2014 Salı

BALMİ-EOS LİP BALM Dudak Koruyucular

 Lip Balm severler Merhaba :)

Yan fotoğraftaki Eosları bilmeyen, duymayan kalmamıştır sanıyorum. Zira Hollywood yıldızlarının elinde bile gördük fakat nedir ne değildir araştırınca, fos bir modadan ibaret olduğunu anlarsınız aslında şeffaf bir dudak nemlendiricisi hepsi bu. Türkiye'de malesef satışı yok ancak bazı instagram hesaplarından 25-35TL arasında temin edebilirsiniz. Kokusu, tatları çok güzel, kullanımı çok kolay fakat amacı nemlendirme olmasına rağmen, o konuda çok başarısız. Verdiğiniz vereceğiniz parayı asla haketmeyecek bir ürün kendisi.
Gelelim Balmi'ye geçen ay ülkemize Watsonsların getirdiği lip balmlar. Kutuları eosun kare hali ve ülkemizde 4 çeşidi bulunuyor. Fiyatları ise 9.90TL

Yeşil- Naneli    Açık Pembe- Çilekli
Beyaz- Hindistan cevizli
Koyu Pembe- Frambuazlı

Kokuları gerçekten çok güzel çileklisi aynı çilekli milkshake gibi zaten o kokuya vurulup almamak mümkün değil fakat benim favori Balmim naneli. Dudağı hafifçe yakarak, ferahlatan bir yapısı var ve EOS aksine nemlendirme özelliği süper. İçeriğinde E vitamini, jojoba ve shea butter mevcut ayrıca SPF 15 güneş koruyucu içeriyor. 
Balmi bir İngiliz markası fakat Çin'de üretiliyor.
Hiç mi kötü yanı yok bu Balmi'nin diyen varsa, evet var malesef kapakları çok sert olmasına rağmen dayanıksız, kırılabiliyor.
Yine de anahtarlığa takılabilen bir ucu olması, dudak koruyucu kullanmayı unutanlar için avantaj.
NOT: Dudak nemlendiricilerini günlük kullanımın yanı sıra gece yatmadan önce kullanırsanız ve sabaha hala nemli dudaklarla uyanmışsanız doğru lip balmı bulmuşsunuz demektir, ondan vazgeçmeyin ;)
Tavsiye: Balmi Naneli dışında önerebileceğim lip balmlarım ---> Blistex ve Burt's Bees

15 Şubat 2014 Cumartesi

SEVGİLİLER GÜNÜ ERTESİ

Sevgililer günü geliyor geldi, ne giysem, ne alsam, ne sürsem, ne yapsak derken geldi geçti...

Yalnızları her daim depresyona iten, illa karşı cins mi olacak kardeşim ben aileme, anneme, kedime köpeğime, bebeğime aşığım sözleriyle avunduğumuz o tarih 14 Şubat.
Kimi evlenir, kimi evlilik teklif eder, kimi nişanlanır, kimi elinde çiçeği, hediyesi yemeğe çıkar, sürpizler sürprizler vs. 
Ben her sene 14 Şubatı evinden çıkmadan, sosyal medya ağlarında "bakıın sevgilim bana ne almış, bakıın sevgilim beni nereye getirdi, bakıın bana ne sürpriz yapıldı" fotoğraflarına ya da bazen fotoğrafta yetmez, telefon muhabbetlerine maruz kalan KIZIM, HERKESE MERHABA

Tüm bu sebeplerle ,hayatım boyunca sevemeyeceğimi düşündüğüm tek tarihtir 14 Şubat! 
Yalnız olduğum için değil, bence kızlar hatta çiftler arasında tam bir sidik yarışına dönüştüğünü gördüğüm için sevmiyorum. 
En basiti "sen ne aldın" ve hemen arkasından "ee o sana ne almış" sorusu yüzünden saçma! 
Erkekler için de kötü, normalde 2 kişi yiyeceğin yemek 100 lira civarındayken  o güne özel 2-3katı fiyat ödersin, üstüne bir de hediyesi, normalde alacağın tek gül bile 5 lirayken, o gün olur sana 50 lira ve gittiğin mekanda senden daha iyi bir hediye alan, sürpriz yapan varsa da, yandın tüm gece o masa izlenir, hatun laf sokar ve o kadar masraf yaptın, yine de yaranamadın. 
İşte efendim böylesi tam da çıkar ilişkisi. 

Neden yalnızsın, neden 14Şubat'ta evden çıkmıyorsun sorularına verecek tek cevabım budur; Böyle ilişkileri yaşamak, görmek istemediğim için! 
Yine de "güya" mutluluklarını gözüme sokmakta ısrar eden insanlara da ben "güya" saygı duyuyorum.
Sevmekten anlaşılan; "zamanı belli tarihlerde sürprizler yapmak, mecburiyetle hediye almak ve karşılığını beklemek" zihniyeti çok saçma değil mi? 
Böyle yalancı-sahte mutluluklarla kendini avutmak yerine, yalnız kalma cesaretini gösteren insanlar değer kazanıyor gözümde!
(DİP NOT: Sevgisini kendi özelinde, özellikle sadece bir gün değil; hergün yaşayan, birbirlerinin gözüne değil, gözbebeğine bakan, karşılık beklemeyen çiftlere gerçekten saygı duyuyorum ve işte asıl sevmeyi bilen, karşılıksız bile olsa sevmeyi becerebilen insanların 
SEVGİ VE SEVGİLİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN)

2 Şubat 2014 Pazar

Rimmel WAKE ME UP FONDÖTEN


Tüm Şirinelere şirin bir MERHABA :)
Bu hafta başından beri instagramda esen, Rimmel WAKE ME UP çılgınlığından haberiniz vardır. Fondöteni 4renk seçeneği ile bizlerle buluşturan Watsons mağazalarına 
teşekkür ederken, Kapatıcı Wake Me Up'ın Mart ayında bizlerle
 buluşacağını da sizlere duyurmak istedim.
Tam da burada bir parantez açmak istiyorum 
(Sosyal Medya eğitimi almış, bu konuda uzmanlaşmaya çalışan biri olarak, Watsons Türkiye'nin sosyal medyayı çok iyi kullandığını söyleyeceğim. Bir çok markanın yapmadığını yapıp, blogları okur, instagram -Twitterdaki hız ve ilgileri şaşırtıcıdır. Amacım Watsons reklamı yapmak değil ve ihtiyaçları olduğunu da düşünmüyorum fakat sosyal medya bir ekip işi ve watsons bu işin üstesinden başarılı bir şekilde gelmiş. Öyle ki, bu fondöteni Türkiye'ye getirme sebepleri, Twitter- Bloglar ve İnstagramdaki kullanıcılarının isteklerini çok iyi dinlemesi ve geri çevirmemesidir. Teşekkürler Watsons Sosyal Medya AİLESİ)
Yabancı bloggerları, yurt dışı alışverişleri seven, makyaj sever herkesin gözdesi bir fondöten. Neler vaad ettiğine gelince; sabah yataktan kalktınız biraz yorgun, belki de biraz hastasınız, cildiniz solgun görünüyor ve sizin o cildi canlandırmak için sadece 1 dakikanız var işte bu fondöten imdanınıza yetişiyor. İçindeki çok hafif ışıltılarla cildinizi ihtiyacı olan canlılığa kavuşturuyor. İçindeki çok hafif ışıltılar demişken bunlar çok abartılı olmadığı için sim dökmüş gibi bir görüntüsü yok merak etmeyin. 
Ülkemizde 4 renk seçeneği mevcut. 
Çok beyaz tenliler için 100 IVORY 
Buğday tenliler için 200 SOFT BEIGE 
Esmer tenliler ya da bronzluk severler için 201 CLASSİC BEIGE 
ve  300 SAND
 

100 ve 200 arasında bir ton daha gelmiş olsa, onu tercih ederdim fakat tercihim 200 numara oldu. Yapısı çok yumuşak, kolay dağılıyor ve orta düzey kapatıcılık sağlıyor. Gerçekten de orta düzey bir izi, lekeyi ya da çıkmış sivilceyi kapatıcı etkisi yok.
Zaten iddası da kapatıcılık değil, yorgunluk giderip, cildi canlandırmak.

NEDEN ALINMALI ?
  1. Cildi yorgun-solgun görüntüden uzaklaştırdığı,
  2. SPF15 güneş koruyuculuğu olduğu,
  3. Cilde highligterlara gerek kalmadan parlaklık kazandırdığı,
  4. İçeriğinde peptitler ve A vitamini nemlendirici olduğu için alınabilir. 
KİMLER NELERE DİKKAT ETMELİ ?
Bu nokta da cildi benim gibi karma-yağlı olan ciltler, en azından T bölgelerine transparan bir pudra kullanma ihtiyacı hissedeceklerdir. Her sıvı fondötende belli bir saatten sonra pudra ihtiyacımız olduğu için ben bunu normal karşılıyorum.
Diğer dikkat edilmesi gereken nokta da, içindeki çok hafif ışıltılar yüzünden flaşlı fotoğraf çekimlerinde un kurabiyesi gibi bembeyaz çıkmanız yüksekçe muhtemel :)
Ben bir de bu fondöteni işin uzmanı bir makeup artisten okuyayım diyen varsa, 
işte tatlı ve güzel işler yapan Gizem AKGÜNEŞ
Son olarak fiyat ve nerede bulunur ? 
 30ml pompalı şişesiyle 25TL 
tüm Watsons Mağazalarında Rimmel standından ürüne ulaşabilirsiniz.